Posts Tagged ‘Tutku’

İstanbul Yolcusu Kalmasın - Erotik Hikayeler

Monday, November 26th, 2007

Ben eskişehir’de yaşayan, 24 yaşında, kumral ve yakışıklı biriyim. Fakat sık sık İstanbul’a seyahat ederim. Bunu da genellikle trenle yaparım. Geçen yaz başında yine İstanbul’a gitmek üzere bilet aldığım treni bekliyordum. Trenin gelmesine daha yarım saat vardı ve benim de çok canım sıkılıyordu. Yalnız seyahat etmeyi hiç sevmem çünkü. Yine bir muziplik yapmaya karar verdim. Bu yüzden, bir yandan sigaramı içiyor, diğer yandan da yolculuk boyunca takılabileceğim birini arıyordum. Beş-on dakika geçmişti ki, istasyona esmer bir afet geldi ve biraz önümdeki banklara oturdu. Bu, keyfimi yerine getirmişti doğrusu. Esmer bayanlara bayılırım çünkü. Hele de yeşil gözlü ve düzgün vücutlu olursa. . . Sigaradan derin bir nefes daha alıp, “bu gece eğlenceli geçecek” dedim kendi kendime. . . Zira nasıl olsa bir yolunu bulup kandırırdım çıtırı bu arada, bizimki saatine baktıktan sonra çantasından bir sigara çıkardı. Ben “İşte bir fırsat” deyip yanına gidip sigarasını yaktım tabi. Teşekkür etti. Şöyle tepeden tırnağa bir süzdüm sonra. Diz altlarına kadar inen dar bir blue jean, üzerine de kısa, beyaz bir body giymişti. Ve tabi altında o kışkırtıcı renkteki ten duruyordu karşımda. Bakışlarımı sezmiş olacak ki (ee eşek değil tabi “afedersiniz bir şey mi oldu?” diye sordu. aslında ne olduğunu çok iyi biliyordu hınzır. Ben cevap vermedim tabi. Gülümsedim ve “ne tarafa?” diye sordum. İstanbul deyince, kendi kendime: “şanslı günündesin oğlum!” dedim. Ee böyle çıtır bir esmer her zaman kolay kolay düşmezdi ve hemen kafadan koparmazsam hava gazı alırdım. Saate baktım, daha 15 dakika vardı ve bu da iyi bir muhabbet için yeter de artardı. Hukuk fakültesi mezunu olduğum için çenem sağlamdır. Her konuda konuşabilirim saatlerce. Komik biri olduğum için de genelde kırar geçiririm ortalığı. Yine öyle oldu, tren gelinceye kadar şurdan, burdan derken ben sağlam bir muhabbet koydum. Sonra kalktık ve vagonlarımıza gittik. Gerçi farklı vagonlardaydık ama ben kızı kilitledim bir kere bırakmazdım. Onun da tatlı bir sohbete hayır demeyeceğinden emindim. Yarım saat kadar yol aldıktan sonra ben kalktım ve onun bulunduğu vagona gittim. Yalnız oturuyordu. Allahım ne şans. İçimden bir “oley!” çektim ve hiçbir şey söylemeden yanına oturdum. Gülümseyerek, “yaa baya canım sıkılmıştı iyiki geldin” dedi. Bayağı konuştuk yol boyunca, herkes uyuyana kadar. İletişimde okuyormuş falan filan. Benim aklım başka yerde tabi, bu çıtırı trende nasıl becerebilirim diye düşünerek tahrik oluyorum. Ortam iyice samimileşmişti. Ben belden aşağı fıkralar anlatıyorum o da gülüyordu. aslında saatlerce durmaksızın fıkra anlatabilirim. Fakat keriz de değilim tabi o kadar. Artık icraata geçmenin zamanı gelmişti. Göbeğinde bir piercing vardı, onunla oynamaya başladım. O esmer tende ne kadar da seksi duruyor, görülmeye değer doğrusu. Ben de göğsüme yaptırmıştım bir tane. Görmek isteyince t-shirtümü kaldırıp gösterdim ve o da benimkiyle oynamaya başladı. Teni ateş gibiydi ve ben bu gece bu ateşin içine girmeye kararlıydım. Önümde kocaman bir çadır olmuştu ve bu da gözünden kaçmıyordu tabi. O da tahrik olmuştu ve artık biz küpeleri bırakmış, trenin içinde birbirimizi okşuyorduk.
Dudaklarına küçük bir öpücük kondurdum, ateşli ve kocaman bir öpücükle karşılık verdi. O tat kolay kolay unutulmaz zaten. Dudakları bir vantuz gibi dudaklarımı ve dilimi emiyordu. Anlaşılan bu iş çığrından çıkıyordu çıkıp biraz hava alalım dedim, kabul etti. Kompartmanların arasındaki boşluğa çıktık. Bütün tren uykudaydı. Sırtını kapıya yasladım ve dudaklarını emmeye başladım. Koparırcasına, kanatırcasına emiyordum bu onu çileden çıkarıyor ve aynı tutkuyla karşılık veriyordu. Bir yandan da bodysini yukarı doğru sıyırıp göğüslerini ortaya çıkardım. Çok kadın gördüm ama bu 20′lik çıtır en güzel ve en kışkırtıcı olanlarından biriydi. Hemen o dipdiri göğüslere yumulup emmeye başladım. O kendinden geçmiş, daha sert yapmamı, dişlememi istiyordu. Ne kadar hoyratlaşsam o kadar kendinden geçiyordu. Bende de dayanacak hal kalmamıştı doğrusu. Bu afeti çatır çatır becermek için sabırsızlanıyordum. Fakat bunu oracıkta yapacak kadar da çılgın değildim yani. Elinden tutup hemen oradaki tuvalete soktum ve kapıyı kapattım. Ve birbirimizi elbiselerimizi parçalarcasına soymaya başladık. Kısa sürede çırıl çıplak kalmıştık. Elbiseleri alıp kapının arkasına astıktan sonra onu yalamaya başladım. Göğüslerinden başlıyor, aşağılara doğru iniyordum. O ise sadece inliyordu. Şeftalisine ulaştığımda sanki ayakta duracak hali kalmamıştı. Fakat ben onu becermeden evvel mum gibi eritmek istiyordum. Şimdi karşımda o kaymak gibi tertemiz, suları akan olgun şeftali duruyordu. Ben bunu yalar yutardım. Öyle de yaptım. Onu önce dilimle becerecektim. Sırılsıklam olmuş, suları bacaklarından aşağıya akıyordu. Dayanacak hali kalmamış, “hadi artık ne bekliyorsun dizlerimde derman kalmadı diye yalvarıyordu” o zaman diz çök dedim ve ayağa kalkıp ağzına verdim. Kaç saattir konuştuğum o kışkırtıcı dudaklara veriyordum. Bu manzara görülmeye değerdi doğrusu. Sanki kıtlıktan çıkmış gibi çılgınca emip yalıyordu. Bu sefer inleme sırası bana gelmişti. Bu anın tadını çıkarıyordum.
Fakat o becerilmeyi bekleyen dişi bir aygırdı ve hiç sabrı kalmamıştı. Bir an önce içine girmemi istiyordu. Yanaklarından tutup ayağa kaldırdım ve kapıya yaslayarak tekrar o dudaklara yumuldum. Bir bacağını da kaldırıp o dar deliğe bir kere de geçirdim. Sadece uzun bir ohhh çekti. O kadar daracık ve sıcaktı ki bu kadarını hiç görmemiştim ve bu muhteşem bir şeydi. Bu çıtırı sabaha kadar bağırtarak becermeye kararlıydım. Tempoyu tutturduk ve o halde pompalamaya başladım. Kısa süre sonra sarsıla sarsıla bağıra bağıra boşaldı zaten. Fakat benim işim daha bitmemişti.Bu esmer güzelini parçalayacaktım. Arkasını çevirdim ve biraz öne doğru eğdikten sonra tekrar dibine kadar geçirdim. Ve gidip gelmeye başladım. O ise, elleriyle kapıdan destek alıyor ve kalçalarını sallayarak bana karşılık veriyordu. Ahları ve ohları içeriyi çınlatıyordu. Sesli sevişenleri severim zaten. Bu gece ise en sevdiğim şeylerin kombinasyonu karşımda duruyor ve ben onu çatır çatır götürüyordum. Tek kusur bir trenin tuvaletinde olmamızdı, ama onunda ayrı bir zevki olduğunu o gece farketmiştim. Bu pozisyonda uzun bir süre pompaladıktan sonra ben de kendimden geçerek içine fışkırttım. Sanki beni eritip bitirmişti. Şimdiye kadar yaşadığım en zevkli seks deneyimiydi doğrusu. Bu arada o da ikinci kez gelmişti. O halde bir süre kalıp dinlendik. İkimiz de nefes nefese kalmış ve de şakır şakır terlemiştik. Giyinip tekrar araya çıktık ve bir yorgunluk sigarası yaktıktan sonra hiçbir şey olmamış gibi yerimize oturduk. Herkes uyuyordu. Dudaklarıma bir öpücük kondurup hiç bu kadar zevki bir sex yapmamıştım dedi.
O gece hiç uyumadık, İstanbula kadar samimiyeti iyice geliştirdik. Tuvalete de iki posta daha yaptık tabi İstanbula gelince telefonlarımızı aldık ve haydarpaşadan da iki gün sonrası için beraber dönüş bileti aldık. sabah olmuş, ben vapura binmiştim ama bir önceki gecenin zevkli yorgunluğu üzerimdeydi. Ben eskişehir’de geçireceğimiz tutkulu geceleri düşünüyor ve kıs kıs gülüyordum.

Erkeklik Gücü - Fetiş

Thursday, November 22nd, 2007

Selam ben Atıl, bir şirkette çalışıyorum.21 yaşındayım.Pek gösterişli olmayan mütevazı bir yaşantım var.Fiziksel görüntüm normal,çok atletik bir yapıya sahip değilim. Çalıştığım şirkette Sinem isimli bir kadın var.30 yaşında bakımlı ve güzel bir kadın.Aynı bölümde olduğumuz için iş arkadaşı olmuştuk.Ancak bu arkadaşlık bende zamanla aşk ve tutkuya dönüştü. Bir gün cesaretimi toplayıp Sinem’le konuştum. Arkadaşlığımızı ileri boyuta taşıyıp sevgili olmamızı istedim.Sinem arkadaş olarak sevdiğini ancak sevgili olarak düşünmediğini söyledi.Moralim çok bozulmuştu.Sinem’den vazgeçemiyordum.Sinem dayanamadı ve benimle daha detaylı konuştu.Beni erkek olarak yetersiz görüyordu.Daha kaslı ve kuvvetli biriyle olabileceğini söyledi.

Bunun üzerine bende güçlü bir erkek olduğumu ispatlayabirim dedim.Sinem gülerek” Beni halletmek yani sikmek istiyorsan yapacaklarıma katlanmalısın.aksi halde hem beni sikemezsin hem de erkekliğini kaybedersin”dedi.Sinem kendisine ilk benim teklif etmediğimi şirketteki müdür yardımcısının da teklif etttiğini ve şu anda erkekliğini kullanamadığını söyledi. Ertesi gün Sinem’in yanına gittim.”Seni sikmek istiyorum”dedim.Sinem şaşırmıştı.Akşam beni evine davet etti ve”Beni hakedersen dilediğini yaparsın ama büyük bir olasılıkla erkekliğini kaybedeceksin”dedi.Akşam Sinem’in evine gittim.Sinem süper minisiyle beni karşıladı.

Sikim hemen kalktı.Bir çırpıda üstümdekileri çıkarıp beni yatağa bağladı.”Yavrum herşeye hazırım,ne yaparsan yap seni sikeceğim”dedim.Sinem sikime bakarak”Sikin fena değil ama birazdan böyle durmayacak”dedi ve işekoyuldu.Önce taşaklarıma sonra sikime tam 20 mandal taktı.Canım çok acımıştı ama ben sikimi sallayarak “Seni sikeceğim” diyordum.Bunun üzerine Sinem mandalları tek tek çıkarttı. Çıkartırken bile canım yanıyordu.Eline bir mum alıp”Şimdi taşaklarını mahvedicem”dedi.Mumu yaktı yavaş yavaş taşaklarıma demlatmaya başladı.Taşaklarımın tammamı mumla kaplanana kadar devam etti ve sikime ince bir sopayla vurmaya başladı.Hem taşaklarım yanıyor hem sikim müthiş acıyordu.Ama Sinem’i mutlaka sikecektim.Daha sonra Sinem sikimi ısırıp tırnaklamaya başladı.Sikimden hafif bir kan gelmişti ama sikim dimdik duruyordu.Bunu gören Sinem”Gerçekten çok güçlüsün,artık senin maılınım”dedi.

Sinem ellerim bağlıyken amını ağzıma dayadı.Müthiş bir iştahla yaladım ve emdim.Ağzım,yüzüm am dölüyle dolmuştu.Sinem rahatlayınca ellerimi çözdü.Sikimi hemen ağzına verdim.Sinem iştahla yalıyordu.”Al yarağı amcık,yala,em”diye bağırıyordum.Sonunda Sinem’i yere yatardım.Üzerindekilei parçalayarak çıkardım.Önce amını sonra da götünü siktim.Döllerimi bardağa boşaltıp içirdim.Sikişmemiz sabaha kadar sürdü.Taşaklarım ve sikim çok ağrıyordu ama Sinem’ e sahip olup erkeklik gücümü gösterdim.

Sevgilimin Leziz Ayakları - Fetiş

Sunday, October 21st, 2007

üniversiteye giderken şehrin en gözde mağazasında çalışan arife adlı müthiş derecede güzel ve seksi bi kızla tanışmış ve kısa sürede sevgili olmuştuk.o dönemde memleketten bi arkadaşımda benim okuduğum kentte askerlik yapıyordu.adı cabbardı.çirkin ve kültürsüz bi çocuktu ama özünde iyi bi çocuktu.

ben yurttan çıkmış sevgilim arife’yle ev tutmuş ve onunla beraber yaşıyordum.hemen hergün sevgilimle deliler gibi sevişip sikişiyorduk ve yemeğin üstüne tatlı niyetine yatakta çaprazlama uzanıp birbirimizin ayaklarını kokluyor, öpüyor, yalıyor, emiyor, ısırıyor, alabildiğimiz kadar ağzımıza alıyorduk…

o ara cabbar’ın askerliği bitmiş ve teskeresini alıp memlekete gitmeden önce benle son kez bi görüşmek istediğini söyledi.çarşıdaki bi kafede buluştuk.sohbet edrken farkına vardı ki otobüsünün saatini şaşırmış ve binmesi gereken otobüs kalkmıştı.aynı gün bizim memlekete sefer olmadığı için de yarını bekleyecekti ama kalacak yeri de yoktu.otogarın terminalinde sabahlamasına da gönlüm razı olmadı.

bizim eve götürdüm.akşam sevgilim işten dönünce eşofmanlarını giyip geldi yanımıza.beraber muhabbet etmeye başladık fakat cabbar hem askerliğin verdiği abazanlıkla hem de hayatı boyunca bi sevgilisinin olmayışının verdiği iştahla çaktırmadan sevgilimin orasını burasını gözlüyordu.bazen arife’min götüne öylesine sikecekmişcesine bakıyordu ki bu çocuk ya birazdan tuvalette otuzbiri patlatır

ya da rüyasında sevgilimi siker ve kamyonu devirir diye düşünüyordum.arife her zama ki alışkanlıkla bi ara bana çok yorucu bi gün geçirdiğini ve ayaklarına masaj yapmamı istedi.ben de zaten arzu içinde kıvranan cabbarı daha fazla iştahlandırmamak adına reddettim bu isteğini ama başıma gelecekleri bilsem evet derdim.ben reddedince birden arife çoraplarını çıkardı ve enfes ayaklarını cabbar’ın kucağına uzattı ve de ’sen yapmazsan cabbar yapar di mi canım’ diye emri vaki yaptı çocuğa.

bense sırf böyle bişeye engel olmak için ‘bütün gün çizmelerin içinde leş gibi kokuşuyor ayakların, ne diye o pis-pis kokan ayaklarını çocuğun ellerine vericeksin?’ dedim.bunun üzerine arife o muhteşem biçimli pembe ayaklarını cabbar’ın burnuna götürüp dayadı ve ’sence kokuyor mu ayaklarım caboş, kokmuyo di mi tatlım, kokmadığını söyle de çatlasın şu şapşal’ dedi.dudaklarının ve dilinin hemen 1 santim önünde duran o iki lezzetli ayağa daha fazla dayanamayan cabbar gözlerini yumdu ve hemen saldırıya geçti.adeta beni hiçe sayarak sevgilimin ayaklarını şiddetli-şiddetli öpüyor, yalıyor, parmaklarını emiyordu.birden ne yapacağımı şaşırdım.çünkü arife zevkle inlemeye başlamıştı.adeta dilim tutulmuş donmuş kalmıştım.arife’nin içindeki tüm oruspulukları depreştirmişti cabbar’ın vahşi cazibesi.benim gibi çok yakışıklı kentli bir tipe cabbar gibi kaba-saba, görgüsüz, kavruk ve çirkin suratlı bi ayıyı tercih etmek ona nefis ve kahpelik kokan bi haz vermişi.oruspu sevgilim birden doğruldu.öylesine coşmuştu ki birden cabbar’ın dudaklarına saldırdı.deliler gibi öpüşüp sevişmeye başladılar.bu durumda cabbar’a kızamıyordun çünkü onun bi suçu yoktu..oruspu sevgilim onu baştan çıkarmıştı.

zaten aralarına girmeye kalksam o an ki hırsıyla beni buldozer gibi ezerdi cabbar.dev gibi, iri-yarı bi gençti çünkü..asıl kızmam gereken arife’ydi ama ne olursa olsun ondan vazgeçmeyi de göze alamazdım.delicesine bi tutkuyla bağlanmıştım oruspuya.hergün ayrı bi adam alsa eve yine de vazgeçemezdim galiba kaltaktan.

yapılacak en iyi şey anın tadını çıkarmaktı.ikisi de anadan üryan kalana dek soyunup kanepede gözümün önünde saatlerce sikiştiler fakat şunu gördüm ki insanın sevgilisini başka bi adamla sikişirken izlemesi en az onunla sevişmek kadar zevkli bişeymiş.onları izlerken defalarca dolup dolup boşaldım.ertesi sabah birlikte kahvaltı yaptık ve cabbar’a bir gün daha kalmasını söyledik seve seve kabul etti.

ve akşam olunca sevgilimi cabbar’la birlikte siktik.bazen o önden ben arkadan bazen tam tersi..bazen cabbar dev gibi yarrağını sevgilimin ağzına verirken ben arkadan arife nin ayaklarını yalıyordum.o gece denemediğimiz fantezi kalmadı..bu üçlü fantezi olayı hepimizi ziyadesiyle coşturuyordu.bu yüzden cabbar memlekete dönme işini türlü bahanelerle geciktirdikçe geciktirdi.nihayet sekse ve sevgilime doyunca(yaklaşık 1 ay sonra) çekti-siktirdi gitti.o gittikten sonra arife ve benim artık birbirimize hiç saygımız kalmadığı için tüm bu yaşananlardan sonra; bir müddet daha beraber takılıp ayrıldık.

duyduğuma göre mağazanın zengin müşterilerinden mahmut bey diye 55 yaşlarında evli barklı bi herifi ayartmış oruspu ve o adamla dost hayatı yaşamaya başlamış..neyse o gitti ama evde sakladığım çoraplarını, külotlu çoraplarını, kilotlarını, sütyenlerini ve terliklerini derin derin koklayıp onu düşünerek hala bugün bile otuzbir çekiyor o harika ayaklar aklıma geldikçe zevkten çıldıracak gibi oluyorum.