Posts Tagged ‘Şeftalisi’

Seks Hayatımın Dönüm Noktası - Erotik Hikayeler

Tuesday, January 29th, 2008

Merhaba! Üç yıldır dolu dolu yaşanan harika bir serüveninin başladığı ve seks hayatımda dönüm noktası olan o güne götürmek istiyorum sizleri. 32 yaşında, 180 boyunda, esmer, yakışıklı, yüksek öğrenimli ve bir kurumda yönetici konumunda görev yapan sıradan bir erkeğim. Sevgi ise kurumumuza 1994 yılında bir başka kurumdan atanan 170 boyunda, 30 yaşında son derece alımlı, bakımlı ve muhteşem fiziğe sahip ve her tarafından dişilik fışkıran bir afet. Aynı birimde çalışmamız ve ortak noktamızın fazla olması nedeniyle kısa sürede samimi olduk. Ancak benim evli olmam ve iş yerinde bu tür ilişkilerin olumsuz sonuçları olabileceği endişesiyle cinselliğe dönük bir girişimde bulunmadım… iki yıl süresince iyi bir dost ve sırdaş olarak birbirimizin yanıbaşında olduk. Son derece açık sözlü olması, isteklerini profesyonelce karşısındakine hissettirmesi ve sözel-fiziksel tahrikleri beni dayanılmaz hale getirmişti.
Benden hoşlandığını açıkça ifade eder hale gelmiş ve etrafımdaki hatunlardan kıskanmaya başlamıştı… Artık ne olursa olsun, şu üç günlük dünyada ayağıma gelmiş kısmeti tepmenin aptallık olacağını düşünerek harekete başlamaya karar verdim. Eşimin iki günlük akraba ziyaretini fırsat bilerek bir mart akşamı telefonla aradım. Canımın sıkıldığını ve bir dosta ihtiyacım olduğunu ve müsait olup olmadığını sorduğumda, heyecanlı bir ses tonuyla benim için her zaman her şeye müsait olduğunu söyledi. Duşumu alarak jet hızıyla hazırlandım ve belirlediğimiz saatte evinden aldım… Yaşayacaklarımızı tahmin ediyor fakat birbirimize durumu çaktırmıyorduk. İsterse onu kent dışında arkadaşımın çiftlik evine götürebileceğimi söylediğimde, gözleri parlayarak evet evet istiyorum değişiklik olur dedi. Yol boyunca hiç konuşmadık ve olabilecekleri düşünerek!.. İlerledik.. Eve geldiğimizde hoş bir müzik koydum ve bir koltuğa oturdum. Yanıma geldi, oturdu. Bir şey söylemiyor iri ve yeşil gözleriyle bakıyordu.. Bende konuşmuyor daha doğrusu ne söylemem gerektiğini nasıl başlamam gerektiğini bilemiyordum, çok fazla bayanla birlikte olmama rağmen ilk kez bir kadınla karşılaşıyormuşçasına heyecanlanmıştım. Sağ elimi omuzuna atarak dudaklarına yaklaştığımda işimi kolaylaştırarak dudaklarıma yumuldu. Bir süre kalp atışlarımızın gürültüsü eşliğinde birbirimizi yercesine öpüştük… Ayağa kaldırdım muhteşem bedenle aramızda engel teşkil eden giysileri yavaşca çıkarmaya başladım. Sütyen takmamıştı, gerekte yoktu portakal büyüklüğünde dimdik ve taş gibi göğüslerine öpücük kondurmaya, hafif ısırıklar atmaya başladığımda inlemeye başlamıştı bile… Hayatımda görmediğim güzellikteki memelerin bir süre tadını çıkardıktan sonra aşağılara yöneldim ve kırmızı kilodunu yavaşca sıyırmaya başladım… Karşımdaki manzarayı kelimelerle anlatabilmem imkansız… Kadife yumuşaklığında, pürüzsüz, tertemiz ve beyaz teni çıldırtmıştı beni.
Koltuğa yatırarak bacaklarını açtım, ve şeftalisini yalamaya başladım.. Yalamak daha önce hiç bu kadar tatlı gelmemişti. O ise başımı iki eliyle tutarak bastırıyor bu anın tadını çıkarıyordu. Birden ayağa kalktı ve kaşla göz arasında beni çırılçıplak bıraktı… Gözlerini iri ve uzun penisimden ayıramıyordu. bunu içime almakta çok zorlanacağım diyerek eğildi ve öpmeye yavaş yavaş ağzına almaya başladı. Ateş sıcaklığında ağzı yakıyor, Eritiyordu beni. Tamamını almaya çalışıyor ama beceremiyordu. Hızlanmaya başladığında ağzına boşalmamı istediğini düşünerek ritmine ayak uydurdum. Ohhh-ahhhh sesleri arasında ağzına boşaldım. Çaktırmadan yüz ifademe bakıyor diğer taraftanda menileri yutmaya çalışıyordu. lavaboya giderek ağzını ve yüzünü temizleyerek yanıma geldi. Eliyle oynamaya başladığı penisimi kısa sürede hazır hale getirdi.
Benim ufaklıkla onun şeftalisini buluşturmanın zamanı gelmişti, kız olmadığını bildiğim için rahattım, sırt üstü koltuğa yatırdım, uzun, sütun gibi bacaklarının arasında yerimi aldım ve şeftalisini yalayarak sulandırdıktan sonra tüysüz muhteşem derinliklerin başlangıcına dayandım. Birden sonuna kadar girdim, gözleri yuvasından fırlayacakmış gibi derin bir ohhh ile karışık hafif bir çığlık attı. Ritime uydurmaya başladı kendini. Daracık vajinasının duvarlarını çok zorladığımın farkındaydım ve bu sıkılık delirtiyordu beni. Bir taraftan med cezir seferleri sürerken göğüslerini de ihmal etmiyor zaman zamanda uzun öpüşmelerle tek vücut oluşumuzun zevkine varıyorduk… Nasıl sabah oldu bilemiyorum sayısını hatırlamadığım kadar değişik pozisyonlarda orgazm olduk ve seksin her türlüsünü doya doya yaşadık. Kalçalarını ayırarak arkadan onu parçalayabilme onuruna henüz nail olamadım. Canının çok yanacağını düşünerek buna direniyor. Onu ikna ederseniz size minnettar kalırım… Şimdi haftada en az kez bir buluşarak bu muhteşem afetle seksin doruklarına tırmanıyoruz.

Sevda’nın Kaybolan Kızlığı - Erotik Hikayeler

Friday, January 25th, 2008

Sicak bir yaz günüydü. Her yaz oldugu gibi o yazda köye gitmistim. Köyde dayimlara misafir oluyor hem onlarin islerine yardimci oluyordum, hemde köyün o tertemiz havasini soluyup daglarda gezip baraj suyunda yüzüyordum. O zamana kadar dayimin 19 yasindaki kizi sevda ilgimi çekmesine ragmen çok ciddi bir seyler düsünmemistim. Fakat ondada bana karsi ilgi oldugunu seziyordum. Dayimin kizi kumral saçli mavi gözlü çok güzel bir kizdi. Hatta köyde yapilan karpuz güzeli yarismasinda 1. bile seçilmisti. Gelelim konumuza.

O gece dayimlar erken yatmislardi biz biraz daha sohbet edip küçük oyunlar oynadiktan sonra yatmaya karar verdik dayimin kizi iyi geceler diyerek kardesinide alip kendi odasina çekildi. Ben yataga yatip biraz fantaziler kurmaya basladim. Bu hayallerde uykuya dalmisim. Ne kadar vakit geçti bilmiyorum vücudumda dolasan eli hissederek birazda siçrayarak uyandim. Birde ne göreyim dayimin kizi bas ucumda bizim ufaklikta hazrol vaziyetinde. meger onun oksamalariyla ufaklik benden önce uyanmista hazrole bile geçmisti.
Ben üzerimdeki uyusuklugu atmaya çalisarak ne yapiyorsun dedim. Bana isaretle susmami söyledi ve elini vücudumda dolastirmaya devam etti. Aslinda ben biraz korkuyordum. dayimlar uyanirsa onlara durumu nasil izah edebilirdim ki? Fakat gizli bir is yapmanin verdigi heyecanla çok daha zevkli oluyordu. Artik uyusuklugu üzerimden atmaliydim . Hafiften dogruldum ve bende ataga geçtim. sevda’nin vücudunu kesfetmeye çikmis bir kasif gibiydim. Onu oksadikça içimde ona sahip olma arzusu artiyordu.

Öpüsürken dilinin ve vücunun hareretli kivranislari beni adeta büyülemis uzayin derinliklerinde uçurmustu. Vücudunun kesfini neredeyse bitirmistim. Artik kesfedilmesi çgereken son bir yer vardi. fakat kiz olmasi beni biraz korkutuyordu. Bu korkumu hisseden sevda Önemli degil, senin olmak istiyorum dedi. Artik dönülmez bir yoldaydik hem insan isi bu noktaya kadar getirince dönemiyor dönmek istemiyordu. Ve beklenen an geldi önce ufak badanalama hareketleri yaparken yeterince islak olan seftalisi sanki büyük bir arzuyla beni bekliyordu. Ufak bir yüklenmeyle kapinin açılmasi bir oldu. Of bu ne güzel bir zevkti daha önceleri illete tutulmus gibi yaptigim masturbasyonlar yaninda bu zevki kiyaslamasi bile mümkün degildi. Zaten çok fazla dayanamamis, volkan gibi patlamistim. sevdada benimle birlikte gelmisti. Mesele bitmemisti sevdanin kizlik kanlari çarsafi iç çamasirlarimizi kana bulamisti. Sagolsun sevda bu problemimizi de çözdü. Ondan zaten hoslaniyordum ve bu yasadiklarimizdan sonra onu ortada birakamazdim. Simdi evlilik hazirliklari yapiyoruz ve ben O gece yasadigim anlari hala unutamiyorum.

İstanbul Yolcusu Kalmasın - Erotik Hikayeler

Monday, November 26th, 2007

Ben eskişehir’de yaşayan, 24 yaşında, kumral ve yakışıklı biriyim. Fakat sık sık İstanbul’a seyahat ederim. Bunu da genellikle trenle yaparım. Geçen yaz başında yine İstanbul’a gitmek üzere bilet aldığım treni bekliyordum. Trenin gelmesine daha yarım saat vardı ve benim de çok canım sıkılıyordu. Yalnız seyahat etmeyi hiç sevmem çünkü. Yine bir muziplik yapmaya karar verdim. Bu yüzden, bir yandan sigaramı içiyor, diğer yandan da yolculuk boyunca takılabileceğim birini arıyordum. Beş-on dakika geçmişti ki, istasyona esmer bir afet geldi ve biraz önümdeki banklara oturdu. Bu, keyfimi yerine getirmişti doğrusu. Esmer bayanlara bayılırım çünkü. Hele de yeşil gözlü ve düzgün vücutlu olursa. . . Sigaradan derin bir nefes daha alıp, “bu gece eğlenceli geçecek” dedim kendi kendime. . . Zira nasıl olsa bir yolunu bulup kandırırdım çıtırı bu arada, bizimki saatine baktıktan sonra çantasından bir sigara çıkardı. Ben “İşte bir fırsat” deyip yanına gidip sigarasını yaktım tabi. Teşekkür etti. Şöyle tepeden tırnağa bir süzdüm sonra. Diz altlarına kadar inen dar bir blue jean, üzerine de kısa, beyaz bir body giymişti. Ve tabi altında o kışkırtıcı renkteki ten duruyordu karşımda. Bakışlarımı sezmiş olacak ki (ee eşek değil tabi “afedersiniz bir şey mi oldu?” diye sordu. aslında ne olduğunu çok iyi biliyordu hınzır. Ben cevap vermedim tabi. Gülümsedim ve “ne tarafa?” diye sordum. İstanbul deyince, kendi kendime: “şanslı günündesin oğlum!” dedim. Ee böyle çıtır bir esmer her zaman kolay kolay düşmezdi ve hemen kafadan koparmazsam hava gazı alırdım. Saate baktım, daha 15 dakika vardı ve bu da iyi bir muhabbet için yeter de artardı. Hukuk fakültesi mezunu olduğum için çenem sağlamdır. Her konuda konuşabilirim saatlerce. Komik biri olduğum için de genelde kırar geçiririm ortalığı. Yine öyle oldu, tren gelinceye kadar şurdan, burdan derken ben sağlam bir muhabbet koydum. Sonra kalktık ve vagonlarımıza gittik. Gerçi farklı vagonlardaydık ama ben kızı kilitledim bir kere bırakmazdım. Onun da tatlı bir sohbete hayır demeyeceğinden emindim. Yarım saat kadar yol aldıktan sonra ben kalktım ve onun bulunduğu vagona gittim. Yalnız oturuyordu. Allahım ne şans. İçimden bir “oley!” çektim ve hiçbir şey söylemeden yanına oturdum. Gülümseyerek, “yaa baya canım sıkılmıştı iyiki geldin” dedi. Bayağı konuştuk yol boyunca, herkes uyuyana kadar. İletişimde okuyormuş falan filan. Benim aklım başka yerde tabi, bu çıtırı trende nasıl becerebilirim diye düşünerek tahrik oluyorum. Ortam iyice samimileşmişti. Ben belden aşağı fıkralar anlatıyorum o da gülüyordu. aslında saatlerce durmaksızın fıkra anlatabilirim. Fakat keriz de değilim tabi o kadar. Artık icraata geçmenin zamanı gelmişti. Göbeğinde bir piercing vardı, onunla oynamaya başladım. O esmer tende ne kadar da seksi duruyor, görülmeye değer doğrusu. Ben de göğsüme yaptırmıştım bir tane. Görmek isteyince t-shirtümü kaldırıp gösterdim ve o da benimkiyle oynamaya başladı. Teni ateş gibiydi ve ben bu gece bu ateşin içine girmeye kararlıydım. Önümde kocaman bir çadır olmuştu ve bu da gözünden kaçmıyordu tabi. O da tahrik olmuştu ve artık biz küpeleri bırakmış, trenin içinde birbirimizi okşuyorduk.
Dudaklarına küçük bir öpücük kondurdum, ateşli ve kocaman bir öpücükle karşılık verdi. O tat kolay kolay unutulmaz zaten. Dudakları bir vantuz gibi dudaklarımı ve dilimi emiyordu. Anlaşılan bu iş çığrından çıkıyordu çıkıp biraz hava alalım dedim, kabul etti. Kompartmanların arasındaki boşluğa çıktık. Bütün tren uykudaydı. Sırtını kapıya yasladım ve dudaklarını emmeye başladım. Koparırcasına, kanatırcasına emiyordum bu onu çileden çıkarıyor ve aynı tutkuyla karşılık veriyordu. Bir yandan da bodysini yukarı doğru sıyırıp göğüslerini ortaya çıkardım. Çok kadın gördüm ama bu 20′lik çıtır en güzel ve en kışkırtıcı olanlarından biriydi. Hemen o dipdiri göğüslere yumulup emmeye başladım. O kendinden geçmiş, daha sert yapmamı, dişlememi istiyordu. Ne kadar hoyratlaşsam o kadar kendinden geçiyordu. Bende de dayanacak hal kalmamıştı doğrusu. Bu afeti çatır çatır becermek için sabırsızlanıyordum. Fakat bunu oracıkta yapacak kadar da çılgın değildim yani. Elinden tutup hemen oradaki tuvalete soktum ve kapıyı kapattım. Ve birbirimizi elbiselerimizi parçalarcasına soymaya başladık. Kısa sürede çırıl çıplak kalmıştık. Elbiseleri alıp kapının arkasına astıktan sonra onu yalamaya başladım. Göğüslerinden başlıyor, aşağılara doğru iniyordum. O ise sadece inliyordu. Şeftalisine ulaştığımda sanki ayakta duracak hali kalmamıştı. Fakat ben onu becermeden evvel mum gibi eritmek istiyordum. Şimdi karşımda o kaymak gibi tertemiz, suları akan olgun şeftali duruyordu. Ben bunu yalar yutardım. Öyle de yaptım. Onu önce dilimle becerecektim. Sırılsıklam olmuş, suları bacaklarından aşağıya akıyordu. Dayanacak hali kalmamış, “hadi artık ne bekliyorsun dizlerimde derman kalmadı diye yalvarıyordu” o zaman diz çök dedim ve ayağa kalkıp ağzına verdim. Kaç saattir konuştuğum o kışkırtıcı dudaklara veriyordum. Bu manzara görülmeye değerdi doğrusu. Sanki kıtlıktan çıkmış gibi çılgınca emip yalıyordu. Bu sefer inleme sırası bana gelmişti. Bu anın tadını çıkarıyordum.
Fakat o becerilmeyi bekleyen dişi bir aygırdı ve hiç sabrı kalmamıştı. Bir an önce içine girmemi istiyordu. Yanaklarından tutup ayağa kaldırdım ve kapıya yaslayarak tekrar o dudaklara yumuldum. Bir bacağını da kaldırıp o dar deliğe bir kere de geçirdim. Sadece uzun bir ohhh çekti. O kadar daracık ve sıcaktı ki bu kadarını hiç görmemiştim ve bu muhteşem bir şeydi. Bu çıtırı sabaha kadar bağırtarak becermeye kararlıydım. Tempoyu tutturduk ve o halde pompalamaya başladım. Kısa süre sonra sarsıla sarsıla bağıra bağıra boşaldı zaten. Fakat benim işim daha bitmemişti.Bu esmer güzelini parçalayacaktım. Arkasını çevirdim ve biraz öne doğru eğdikten sonra tekrar dibine kadar geçirdim. Ve gidip gelmeye başladım. O ise, elleriyle kapıdan destek alıyor ve kalçalarını sallayarak bana karşılık veriyordu. Ahları ve ohları içeriyi çınlatıyordu. Sesli sevişenleri severim zaten. Bu gece ise en sevdiğim şeylerin kombinasyonu karşımda duruyor ve ben onu çatır çatır götürüyordum. Tek kusur bir trenin tuvaletinde olmamızdı, ama onunda ayrı bir zevki olduğunu o gece farketmiştim. Bu pozisyonda uzun bir süre pompaladıktan sonra ben de kendimden geçerek içine fışkırttım. Sanki beni eritip bitirmişti. Şimdiye kadar yaşadığım en zevkli seks deneyimiydi doğrusu. Bu arada o da ikinci kez gelmişti. O halde bir süre kalıp dinlendik. İkimiz de nefes nefese kalmış ve de şakır şakır terlemiştik. Giyinip tekrar araya çıktık ve bir yorgunluk sigarası yaktıktan sonra hiçbir şey olmamış gibi yerimize oturduk. Herkes uyuyordu. Dudaklarıma bir öpücük kondurup hiç bu kadar zevki bir sex yapmamıştım dedi.
O gece hiç uyumadık, İstanbula kadar samimiyeti iyice geliştirdik. Tuvalete de iki posta daha yaptık tabi İstanbula gelince telefonlarımızı aldık ve haydarpaşadan da iki gün sonrası için beraber dönüş bileti aldık. sabah olmuş, ben vapura binmiştim ama bir önceki gecenin zevkli yorgunluğu üzerimdeydi. Ben eskişehir’de geçireceğimiz tutkulu geceleri düşünüyor ve kıs kıs gülüyordum.