Posts Tagged ‘Külotlu Çorap’

Külotlu Çorap - Fetiş

Tuesday, November 6th, 2007

Her tanıdığım kadının külotlu çorabını giyip onu düşünerek masturbasyon yaparım. Onun amının sürttüğü yerlere sikimi sürterek boşalırım. Bir gün tanıdığımız birinin düğününe başka bir şehre gittim. Düğün akşama olduğu için erken gitmiştim. Bu arada evlenen arkadaşın ablası hep arzu ettiğim birisi idi.

Ama onun külotlu çorabını giyememiş ve bu arzumun altında kalmıştım. Tam o gün bu fırsat elime geçti. Düğün için giyinmek istemiştim ve bir oda gösterildi. Tam soyunmuştum. Giyinmek üzereydim. Birden o ne ortada açık bir valiz ve en üstünde bir külotlu çorap. Onun biraz önce evlenen arkadaşın ablasının bacaklarında olduğunu farkettim. Ne zaman çıkarmış oraya koymuştu.

Ama onu giymek isteğimin önüne geçmem mümkün değildi. Yavaşca beyaz külotlu çorabı valizin üzerinden alıp bacaklarıma geçirdim. Çorap yükseldikçe doyulmaz bir haz alıyordum. Neredeyse boşalacaktım. Derken birden kapı açıldı. Karşımda beni zevkten öldüren çorabın sahibi duruyor ve şaşkınlık içinde bana bakıyordu. Bir an bağıracak ve yardım isteyecek sandım. Fakat ses çıkarmadı.

Yüz ifadesi değişmeden yaklaştı. Eli Çorabın üzerinden aletimi okşuyordu. İlk anda ki şaşkınlık geçmiş, yerini tarif edilmez bir haz almıştı. sonra o kapıyı kilitledi yerde onu sikerken benim bacaklarımda bulunan onun külotlu çorabının onun çorapsız bacaklarına sürtüşü, içine girişim ve her an yakalanma korkusu içinde ılık ılık boşalışımı hala unutamam. Bu güne kadar 100 den fazla kadının külotlu çorabını gidim. 10 kadar kadının da çoraplarına ek olarak elbiselerini de giydim.Şu anda üzerimde külotlu çorap. ve diğer kadın giysileri var. sanırım boşalmak üzereyim. Galiba külotlu çorabın üzerine boşalıyorum.

Sevgilimin Leziz Ayakları - Fetiş

Sunday, October 21st, 2007

üniversiteye giderken şehrin en gözde mağazasında çalışan arife adlı müthiş derecede güzel ve seksi bi kızla tanışmış ve kısa sürede sevgili olmuştuk.o dönemde memleketten bi arkadaşımda benim okuduğum kentte askerlik yapıyordu.adı cabbardı.çirkin ve kültürsüz bi çocuktu ama özünde iyi bi çocuktu.

ben yurttan çıkmış sevgilim arife’yle ev tutmuş ve onunla beraber yaşıyordum.hemen hergün sevgilimle deliler gibi sevişip sikişiyorduk ve yemeğin üstüne tatlı niyetine yatakta çaprazlama uzanıp birbirimizin ayaklarını kokluyor, öpüyor, yalıyor, emiyor, ısırıyor, alabildiğimiz kadar ağzımıza alıyorduk…

o ara cabbar’ın askerliği bitmiş ve teskeresini alıp memlekete gitmeden önce benle son kez bi görüşmek istediğini söyledi.çarşıdaki bi kafede buluştuk.sohbet edrken farkına vardı ki otobüsünün saatini şaşırmış ve binmesi gereken otobüs kalkmıştı.aynı gün bizim memlekete sefer olmadığı için de yarını bekleyecekti ama kalacak yeri de yoktu.otogarın terminalinde sabahlamasına da gönlüm razı olmadı.

bizim eve götürdüm.akşam sevgilim işten dönünce eşofmanlarını giyip geldi yanımıza.beraber muhabbet etmeye başladık fakat cabbar hem askerliğin verdiği abazanlıkla hem de hayatı boyunca bi sevgilisinin olmayışının verdiği iştahla çaktırmadan sevgilimin orasını burasını gözlüyordu.bazen arife’min götüne öylesine sikecekmişcesine bakıyordu ki bu çocuk ya birazdan tuvalette otuzbiri patlatır

ya da rüyasında sevgilimi siker ve kamyonu devirir diye düşünüyordum.arife her zama ki alışkanlıkla bi ara bana çok yorucu bi gün geçirdiğini ve ayaklarına masaj yapmamı istedi.ben de zaten arzu içinde kıvranan cabbarı daha fazla iştahlandırmamak adına reddettim bu isteğini ama başıma gelecekleri bilsem evet derdim.ben reddedince birden arife çoraplarını çıkardı ve enfes ayaklarını cabbar’ın kucağına uzattı ve de ’sen yapmazsan cabbar yapar di mi canım’ diye emri vaki yaptı çocuğa.

bense sırf böyle bişeye engel olmak için ‘bütün gün çizmelerin içinde leş gibi kokuşuyor ayakların, ne diye o pis-pis kokan ayaklarını çocuğun ellerine vericeksin?’ dedim.bunun üzerine arife o muhteşem biçimli pembe ayaklarını cabbar’ın burnuna götürüp dayadı ve ’sence kokuyor mu ayaklarım caboş, kokmuyo di mi tatlım, kokmadığını söyle de çatlasın şu şapşal’ dedi.dudaklarının ve dilinin hemen 1 santim önünde duran o iki lezzetli ayağa daha fazla dayanamayan cabbar gözlerini yumdu ve hemen saldırıya geçti.adeta beni hiçe sayarak sevgilimin ayaklarını şiddetli-şiddetli öpüyor, yalıyor, parmaklarını emiyordu.birden ne yapacağımı şaşırdım.çünkü arife zevkle inlemeye başlamıştı.adeta dilim tutulmuş donmuş kalmıştım.arife’nin içindeki tüm oruspulukları depreştirmişti cabbar’ın vahşi cazibesi.benim gibi çok yakışıklı kentli bir tipe cabbar gibi kaba-saba, görgüsüz, kavruk ve çirkin suratlı bi ayıyı tercih etmek ona nefis ve kahpelik kokan bi haz vermişi.oruspu sevgilim birden doğruldu.öylesine coşmuştu ki birden cabbar’ın dudaklarına saldırdı.deliler gibi öpüşüp sevişmeye başladılar.bu durumda cabbar’a kızamıyordun çünkü onun bi suçu yoktu..oruspu sevgilim onu baştan çıkarmıştı.

zaten aralarına girmeye kalksam o an ki hırsıyla beni buldozer gibi ezerdi cabbar.dev gibi, iri-yarı bi gençti çünkü..asıl kızmam gereken arife’ydi ama ne olursa olsun ondan vazgeçmeyi de göze alamazdım.delicesine bi tutkuyla bağlanmıştım oruspuya.hergün ayrı bi adam alsa eve yine de vazgeçemezdim galiba kaltaktan.

yapılacak en iyi şey anın tadını çıkarmaktı.ikisi de anadan üryan kalana dek soyunup kanepede gözümün önünde saatlerce sikiştiler fakat şunu gördüm ki insanın sevgilisini başka bi adamla sikişirken izlemesi en az onunla sevişmek kadar zevkli bişeymiş.onları izlerken defalarca dolup dolup boşaldım.ertesi sabah birlikte kahvaltı yaptık ve cabbar’a bir gün daha kalmasını söyledik seve seve kabul etti.

ve akşam olunca sevgilimi cabbar’la birlikte siktik.bazen o önden ben arkadan bazen tam tersi..bazen cabbar dev gibi yarrağını sevgilimin ağzına verirken ben arkadan arife nin ayaklarını yalıyordum.o gece denemediğimiz fantezi kalmadı..bu üçlü fantezi olayı hepimizi ziyadesiyle coşturuyordu.bu yüzden cabbar memlekete dönme işini türlü bahanelerle geciktirdikçe geciktirdi.nihayet sekse ve sevgilime doyunca(yaklaşık 1 ay sonra) çekti-siktirdi gitti.o gittikten sonra arife ve benim artık birbirimize hiç saygımız kalmadığı için tüm bu yaşananlardan sonra; bir müddet daha beraber takılıp ayrıldık.

duyduğuma göre mağazanın zengin müşterilerinden mahmut bey diye 55 yaşlarında evli barklı bi herifi ayartmış oruspu ve o adamla dost hayatı yaşamaya başlamış..neyse o gitti ama evde sakladığım çoraplarını, külotlu çoraplarını, kilotlarını, sütyenlerini ve terliklerini derin derin koklayıp onu düşünerek hala bugün bile otuzbir çekiyor o harika ayaklar aklıma geldikçe zevkten çıldıracak gibi oluyorum.