Posts Tagged ‘Koltukaltı’

Şebnem Çıplak Poz Verirken - Amatör Resim

Saturday, April 12th, 2008

Adım Şebnem. Eskilerden beri arzulanılmayı severim. Ama ilk defa bu kadar açık şekilde teşhir ediyorum. Bunda erkek arkadaşımın payı büyük. Onun isteği üzerine çıplak resimlerimi çektirdim. Normalde am kıllarımı devamlı keserim fakat erkek arkadaşım am kılları ve koltukaltı kıllarını uzatmamı istedi. Beyaz tende siyah kıllar görmekten haz duyuyormuş. Madem onun sevgilisiysem isteklerini de yerine getirmeliyim. Ben de am kıllarımı ve koltukaltı kıllarımı kesmiyorum. Erotizmi çok severim. Bakireyken bile seksten eksik kalmadım. Gerek anal gerekse oral yaptım. Üniversitede de fazlasıyla ilgi görüyorum.

Yeter Artık Gel Diye Yalvarıyordu - Erotik Hikayeler

Tuesday, January 22nd, 2008

Ben 32 yaşında, 1.80 boyunda, evli bir erkeğim. Güzel bir ağustos pazarıydı. Hava gerçekten çok sıcaktı. Balkonda oturuyordum. Sıkıntıdan çevremi izlerken 35 yaşlarında olan, dolgun vücutlu komşumuzun balkonda oturup bana baktığını gördüm. Başta pek ilgilenmemiştim ama sonra bakışmalarımız artınca ilgimi çekmeye başladı. heyecanlandığımı, kalbimin atışlarının hızlandığını hissediyordum. Ben bakışlarına cevap verdikçe o daha da cesaretleniyordu. Ama sonra yerinden kalktı.Sıkılmış ve gitmiş olacağını düşünüp kendi pazar keyfime döndüm. Yaklaşık onbeş dakika sonra kapı çaldı. Ben de merakla kapıya yaklaştım. Çünkü pazar sabahı pek kimse gelmezdi. Ama annesini ziyarete gitmiş olan karım bugün dönecekti. O gelmiştir diye kapıyı açtım ama karşımda karşı komşumuz Sevim Hanım vardı. Kibarca “Merhaba” dedi. Onu içeriye davet et tim. Önce karımı sordu. Ona bugün döneceğini söyledim. Sonra birer sigara yaktık. Dolapta da soğuk bira vardı, iki tane alıp getirdim.

Aslında biraz gergindim çünkü karım her an gelebilirdi ve bizi bu halde görmesi hiç hoş olmazdı. Ne yapacağımı bilemiyordum. Ama tabii ki kendime hakim olmam imkansızdı. Olayları akışına bırakmaya karar verdim. Ben harıl harıl bunları düşünürken Sevim Hanım yanıma geldi ve havanın ne kadar sıcak olduğunu söyleyerek bluzunun düğmelerinin tam dört tanesini açtı. Ben de gözlerimi bu iri göğüslerden alamıyordum. Daha sonra biralarımızı bitirdik. Sonra gözü sehpanın hemen altında duran erkek dergilerine takıldı. Eğilip içinden bir tane alarak “Bakabilir miyim?” diye sordu. O dergiye bakarken ben de kaset seyretmek isteyip istemediğini sordum. Kabul etti. Gidip odadan kasedi getirdim ve videoya yerleştirdim. Sevim Hanım iyice koltuğa yayılmıştı. Kasedi seyrettikçe daha da yayılıyor karşı koyulması oldukça zor bir ortam yaratıyordu. Üstelik eli yavaş yavaş bacaklarında dolaşmaya başladığında içimin bayağı fena olduğunu hissettim. Kaset henüz bitmemişti ama ben bitmiştim. Bu sefer ben yanına yaklaştım ve ona kaset hakkındaki fikrini sordum. Cevabı dudaklarımı öperek vermeyi tercih etmişti. Deliler gibi öpüşmeye başladık. Sonra hemen oracıkta soyunmaya başladık. Bir yandan çırılçıplak kalana kadar üstümüzü çıkartıyor, bir yandan da dudaklarımızı hiç ayırmıyorduk.

Ben ayaklarına indim. Onları öpüyor, yalıyor ve yavaşça yukarı, aşk üçgenine doğru çıkıyordum. Oradan sipsivri göğüslerine ulaştım. Onlara dilimle masaj yapıyor, yalıyor, emiyordum. Derken bacaklarının arasına indim. Orayı bal dökülmüş bir kutu gibi yalıyordum. komşumuz Sevinç Hanım iniltiler çıkartarak bir an önce benim kuyuya düşmemi istiyordu. Ben bunları yaptıkça o çıldırıyordu. Sık sık pozisyon değiştirerek bütün vücudunu öpmemi sağlıyordu. Bacakları, karnı, koltukaltı, her tarafı dudaklarımdan geçmişti. Yalanmadık yer bırakmamıştım. Dil bombardımanına devam ediyor ve onu neye uğradığına şaşırtıyordum. Artık resmen yalvarmaya başlamıştı. “Yeter artık, gel” diyordu. Ama bu sefer ben aşk üçgenine indim. Çevresinden başlayarak kıllarını ikiye ayırdım. Sonra da dudaklarını. Artık benim koca piston için hazırdı. Yavaş yavaş içeri girip kuyunun dibine doğru ilerlemeye başladım. Bir süre içinde hareket etmeden kaldım. Kuyunun içindeydim ve kenetlenmiştik. Ter içindeydik. Ben gözlerimin önünde duran o müthiş göğüslere yöneldim. İki elimle onları hamur gibi yoğuruyordum. Meme uçlarını sıkıyor, sıkıldıkça onlar da kabarıyor, büyüyor, sivriliyordu. Sonra kuyuyla yarım kalan işimize devam etmeye başladık. Hızla gidip geliyor, ben dibine dayandıkça komşum da altımda inim inim inliyordu.

Pozisyonu değiştirdik. Bal gibi kalçalarını yalıyor ama doyamıyordum. Artık kendimizi tutamayarak ikimiz de patladık. Ter içinde iniltilerimiz yavaşladı. Arada film de bitmişti. Tabii ki farkında bile değildik. Beraber bir duş aldık. karım hala gelmemişti. Biz de beraber olduğumuz her anın keyfini çıkarıyorduk. Uzun uzun yıkandık, güldük, eğlendik. Sonra da birbirimizin gözlerine bakarak zar zor ayrıldık. Yorgunluktan uyuyakalmıştım. Tekrar kapı ziliyle uyandım. karım gelmişti.

Arzu’nun Seksi Ayakları - Fetiş

Sunday, October 14th, 2007

Yaz mevsimiydi ve KPSS sınavındaydım. Girdiğim sınıfta aşık olduğum, üstüne şarkılar şiirler yazdığım kız hayvan arzu da vardı ve benim biraz önümde sol çaprazımda oturuyordu.Bu sınav benim için çok önemliydi, bu yüzden 3 ay gece gündüz çalışmıştım.

Ama bir türlü konsantre olamıyordum çünkü gözüm hep arzu’nun açıkta kalan yerlerindeydi.Omuzları, omuzbaşları, koltukaltları, kuyruk sokumundan fışkıran mavi külodu hep ortadaydı.Gözlerimi hayvanın açıkta kalan yerlerinden alamıyordum ki sınava başlayayım!Neyse herşeye rağmen dikkatimi toplayıp yavaştan giriştim sorulara ama bir de ne olsun?

Arzu sıcaktan bunalmış olsa gerek birden ayaklarını spor ayakkabılarından çıkardı ve spor ayakkabılarının üstüne koydu.ileri derecede ayak düşkünü olduğum için bu hareketi karşısında nerdeyse kalbim duracaktı.Artık sınava tekrar konsantre olmam imkansızdı.3 aylık emek boşa mı gidecekti?Gitsin amına koyiim dedim, kendi kendime…

5 dakikada şıkları gelişigüzel doldurup sonra da dikize yatıp arzu’nun biçimli, etli, pembe, terli, tuzlu, sıcak ve leş gibi kokan ayaklarını seyre daldım!Soruları çözerken arada bir ayaklarını birbirine sürtüyor ve bu sürtünmeden çıkan ‘fisst fisss’ sesleri kulağıma dek geliyor beni zevkten çıldırtıyordu.

Bazen de ayaklarını gerip parmaklarını açıyor kıpır kıpır kıpırdatıyordu.Bir ara ağzım açık vaziyette bu sahneleri izlerken salyamın önümdeki kitapçığa şıp şıp damladığını farkettim.Etrafa bakındım farkeden var mı, diye…Neyseki ineklerle dolu bir sınıftaydım, herkes kağıdıyla ilgileniyordu.

Önüme, apışarama baktım ve iyi ki kumaş pantolon giymişim, dedim.Çünkü yarrağım keser sapı gibi olmuştu.Arzu’ya o kadar yakındım ki ayaklarından ve spor ayakkabılarının içinden yayılan şiddetli kesif kokuyu hissedebiliyordum.Civardaki inekler ise sınava öyle dalmışlardı ki ayak kokusu-mayak kokusu hissedecek durumda değillerdi.Ayrıca burnum herkesten daha iyi koku alır, onu da söyleyeyim.

Bu arada arzu’nun çorap giymemiş olması da benim için büyük bir şanstı.O enfes ayakları çıplak olarak görebiliyordum.Keşke daha arka sıralarda otursaydım, ayaklarına baka baka gizlice otuzbir çekerdim.

Gerçi o zaman da o leziz ayakları kokusunu bile içimi çekecek kadar rahat göremezdim.Neyse sınav bitti, minibüse bindim…Bi baktım arzu da minibüste! Zaten kalabalık yüzünden çok kişi ayaktaydı, tabii ki O ve ben de…Sıkışıklıktan faydalanarak Hayvan arzu’nun arkasına geçtim ve arkasına dayadım.

Aletim götüne yapıştı adeta.Koltukaltlarından yayılan ter kokusu, alnından ve yanaklarından süzülen ter damlaları beni iyice coşturmuştu.Ve o an gözlerimi kapayıp beni sınav boyunca azdıran ayaklarını hayal ederek, sikimi götüne dayamış vaziyette bir boşaldım ki…Hayatım boyunca aldığım en büyük hazdı bu.

Eve gidince o gün olanları hayal ederek defalarca otuzbir çektim.O gün yaşadıklarım benim için öyle unutulmazdı ki aradan 2 yıl geçmesine rağmen hala o ayakları ve minibüste olanları düşünerek Hayvan arzu’ya attırıyorum.