Posts Tagged ‘Kilotlu Çorap’

Sarışın Fiziği Bacakları Güzel Bir Bayanım - Erotik Hikayeler

Thursday, January 31st, 2008

32 yaşında, sarışın fiziği, özellikle bacakları güzel bir bayanım… Bacaklarım için özellikle dedim, çünkü çok sık mini etek giyerim ve bu zamanlarda fazlasıyla dikkat çektiğimi gözlemledim. Aslında hangi olaylardan sonra olduğunu bilmemekle beraber küçük yaştan beri teşhirci olduğumu biliyorum. Bunun hastalık derecesinde olduğunu ise lisedeyken bazı cinsellikle ilgili ansiklopedileri okuduğumda anladım. Neyse bilimsel bahislerin okuyacak olanlara sıkıcı gelebileceği endişesiyle yaşadığım herhangi bir olaya gelmek iyi olacak. 2000 yılı kurban bayramı tatiliydi. Boşandığımdan beri hep arkadaşlarımla tatilimi geçirmiştim (zaten boşanmadan da kocamla gidiyordum) o yüzden içimde yalnız tatil yapma arzusu hep vardı… Tabii bunun en büyük sebeplerinden biri başta anlattığım özelliklerden kaynaklanıyordu böylece daha rahat hareket edebilecektim.
Antalya’da 5 yıldızlı bir otele gittim. Daha resepsiyona yaklaştığım an lobideki bütün gözlerin üzerimde olduğunu hissettim. Uzun topuklu ayakkabılarım, siyah mini eteğimin altından görünen ince ve siyah kilotlu çorabım ve onun sardığı uzun muntazam bacaklarım herkesin dikkatini üzerime toplamıştı. Neyse odama çıktım ve yemek saati geldiği için oyalanmadan otelin yemek salonuna indim. Oturmak için uygun bir yer aramaya başladım. Boş bir masa bulup oturdum. Karşımda yaşlı bir çift ve bebekli bir genç karı-kocadan oluşan büyük bir aile vardı. genç adam tam karşımda oturuyordu ve ailesine çaktırmadan beni izliyordu. Tabii gözlerinin nereye kilitlendiğini tahmin edersiniz.
Oysa o anda gayet kapalı bir pozizyonda oturuyordum. Demek ki bir şeyler görse masanın altına girecekti. Onun gizli röntgencilerden olduğunu anlamıştım ve gariptir ki ailesi tarafından farkedileceğini düşünüp onun adına korktum ama yine de bacaklarımı biraz aralamaktan da kendimi alamadım. Kilotlu çorabım olsa da o kadar inceydi ki, altından beyaz kilodumu farketmemesi imkansızdı. Nitekim daha dikkatle aşağılara bakmaya başlamıştı. İlk gün için bu kadar show yeter diye düşünüp odama çıktım. Erkenden uyudum ve ertesi sabah erkenden uyandım.
Henüz kahvaltı saatine bile çok vardı. Ben de el kadar bikinimi giyip kapalı havuza indim. Merdivenlerden inerken odalardan birinin kapısı açıldı ve ne tesadüf ki akşamki genç baba elinde sigarasıyla odaların bulunduğu koridora uykulu gözlerle çıktı. Beni görür görmez uykulu gözler faltaşı gibi olmuştu. Akşamki ziyafeti hiç unutmamış olsa gerekti. Onu farketmemiş gibi yapıp yoluma devam ettim. Sıcak havuza kendimi usulca bıraktım. O kadar rahatlamıştım ki yüzerken vaktin nasıl geçtiğini hiç anlamadım.
15-20 dakika kadar yüzmüştüm ki havuza doğru gelen biri olduğunu hissettim. Evet oydu ve bu genç adam beni heyecanlandırmaya başlamıştı. Herkesin uyumasını fırsat bilmişti herhalde. Bir şezlonga oturdu ve rahatsız etmemeye çalışarak kaçamak bakışlarla beni izlemeye başladı. O kadar tatlı ve masum izliyordu ki kanım ısınmıştı… Neyse havuzdan çıktım ve ağır hareketlerle kurulandım. İyice temizlenmek ve terlemek için otelin Türk hamamına gittim. Hala onu farketmemiş gibi yapıyordum.
Kendime bir peştemal aldım ve hamamın içindeki perdeyle kapanan küçük bölmelerinden birinde bikinimi çıkarıp onu vücuduma sardım. Henüz yeni ısınmaya başlayan göbek taşına yattım. Bütün vücudumun ısınmasını istiyordum.
Gözlerimi kapadım ve tatlı hülyalara daldım. Kaç dakika geçti bilmiyorum belki 5 belki 10, kapının açılıp kapandığını hissettim. Uyuyormuş gibi yaptım. Gözümü hafif araladığımda onu sırtından farkettim. Ayak hizamdaki küçük perdeli bir bölmeye giriyordu. Girip perdeyi sessizce çekti. Beni perde aralığından izlediğini adım gibi biliyordum. Çaktırmamak için bir süre bekledim ve sağ dizimi hafifçe yukarı çektim. Bir - iki metre uzağında ve tam karşısında kadınlık organımı görmek herhalde onu çok heyecanlandırmıştı ki hafif hafif ıslak bir elin kaygan bir yerde sürtünürken çıkardığı sese benzer bir ses duymaya başlamıştım.
Ona biraz daha acı çektirmek için yeni uyanmış gibi yapıp kalktım ve bir bölmeye de ben girdim. Girerken perdeyi azıcık açık bırakmıştım. Tahmin edeceğiniz gibi göbektaşına çıktı hemen. Bense bölmede peştemali çıkarıp sabunlanmaya başladım… Bu sefer o beni göbektaşından izliyordu. Perdenin aralığından ne kadar görebiliyorsa tabii.
O kadar heyecanlandım ki anlatamam. Tahmin edeceğiniz şeyler olmadı. Dedim ya ben sadece kendimi teşhir etmekten hoşlanıyorum. Tabii ki rahatsız etmeyeceğine inandığım kişilere. Yine aynı şeyi yaptım ve ona da daha fazlası için fırsat vermedim. Zaten onun da bana yapışmaması için böyle birini tercih etmiştim. Yani daha fazlası için kendini riske atmayacak birini.

Çoraplı Olgun - Fetiş

Wednesday, November 7th, 2007

Selam ,daha evvel 43 yaşındaki Zeynep’i nasıl siktiğimi anlatmıştım. Ben 31 yaşında evli biriyim.İnternette tanışıp zar zor ikna ettikten sonra fileli çoraplarını giydirip Zeynep’i sikmiştim. Sonraları konuşmalarımızda devamlı buluşmak istersen o gene çekingen davranıyordu; aynı yaşta olmadığımızı , çok zevk aldığını ama korktuğunu söylüyordu. Benim se aklım götünde kalmıştı,hiç sikilemiş götünde.Bir gün ona bir yerde yemek yememizi ve konuşacağımızı söyledim. Fakat tek şartım vardı,etek ve ten rengi çorap giyecekti.

Sonunda buluştuk , o gene korktuğunu falan söylüyordu. Ben bu sırada yere eğilip bacaklarına baktım ve de ten rengi çorabından taa amına kadar göründüğünü gördüm. Sadec çorap giymiş kilot giymemişti.Sikim taş gibi oldu.O bir şeyler söylüyordu ama ben duymuyordum bile. Birden ayakkabımı çıkarıp çoraplı bacaklarını okşamaya başladım masanın altından.Örtü bizi saklıyordu.Şaşırdı ama bacaklarını çekmedi.

Bende ilerlemeye başladım ve amına deymeye başladım.Benim çorabım onun çoraplı amına sürtüyordu. Birazdan baş parmağımın ıslandığını farkettim.Ona yaklaşıp ’seni burada sikmek istiyorum’ dedim.Hiç bir şey demeden kalktı ve tuvalete gitti. Bende peşinden .Kapı kitledim ve de eteğini kaldırıp çoraplı amını yalamaya başladım,arada pantalonumuda indirdim.Sonunda sik beni diye inlemeye başladı.Çorabın am kısmını yırttım ve dilimi amına soktum.Çıldırıyordu tamam artık sik diyordu.Bir şartla dedim.Götünden de sikecem.Zeynep şaşırmıştı ama amını yaladıkça sikilme arzusu daha ağır bastı ve tamam sevgilim her deliğim senin dedi.Amına bir kerede soktum taa dibine kadar çıldırmıştı amından akan sular ten rengi çorabını ıslandırmıştı.Artık zamanı geldi dedim ve sabunnu alarak götüne sürdüm ,yavaş diyordu bende yavaş yavaş sokmaya başladım.Bu sırada kapıya vurmaya başladılar .Tuvalet sırasındakiler çabuk olmalıydım.En sonunda bir kerede soktum Zeynep bağırdı.Hızlandıkça alışıyordu ,amınıda parmaklıyordum arada ve sonunda ben onun götüne boşalırken o da bağırarak boşaldı.Çorabını çekti.Götünden çıkan döller ve de amında çıkan sular çorabı perişan etmişti. eteğinide çekip dışarı çıktık. Bekleyen kadın ters ters baktı ama yapacak bir şey yoktu.Hemen hesabı ödeyip,çıktık.Artık götten yiyor ve çok seviyor.43 yıldır götümü boşuna saklamışım diyor.Bakalım ne zaman sikişeceğiz gene.

Külotlu Çorap - Fetiş

Tuesday, November 6th, 2007

Her tanıdığım kadının külotlu çorabını giyip onu düşünerek masturbasyon yaparım. Onun amının sürttüğü yerlere sikimi sürterek boşalırım. Bir gün tanıdığımız birinin düğününe başka bir şehre gittim. Düğün akşama olduğu için erken gitmiştim. Bu arada evlenen arkadaşın ablası hep arzu ettiğim birisi idi.

Ama onun külotlu çorabını giyememiş ve bu arzumun altında kalmıştım. Tam o gün bu fırsat elime geçti. Düğün için giyinmek istemiştim ve bir oda gösterildi. Tam soyunmuştum. Giyinmek üzereydim. Birden o ne ortada açık bir valiz ve en üstünde bir külotlu çorap. Onun biraz önce evlenen arkadaşın ablasının bacaklarında olduğunu farkettim. Ne zaman çıkarmış oraya koymuştu.

Ama onu giymek isteğimin önüne geçmem mümkün değildi. Yavaşca beyaz külotlu çorabı valizin üzerinden alıp bacaklarıma geçirdim. Çorap yükseldikçe doyulmaz bir haz alıyordum. Neredeyse boşalacaktım. Derken birden kapı açıldı. Karşımda beni zevkten öldüren çorabın sahibi duruyor ve şaşkınlık içinde bana bakıyordu. Bir an bağıracak ve yardım isteyecek sandım. Fakat ses çıkarmadı.

Yüz ifadesi değişmeden yaklaştı. Eli Çorabın üzerinden aletimi okşuyordu. İlk anda ki şaşkınlık geçmiş, yerini tarif edilmez bir haz almıştı. sonra o kapıyı kilitledi yerde onu sikerken benim bacaklarımda bulunan onun külotlu çorabının onun çorapsız bacaklarına sürtüşü, içine girişim ve her an yakalanma korkusu içinde ılık ılık boşalışımı hala unutamam. Bu güne kadar 100 den fazla kadının külotlu çorabını gidim. 10 kadar kadının da çoraplarına ek olarak elbiselerini de giydim.Şu anda üzerimde külotlu çorap. ve diğer kadın giysileri var. sanırım boşalmak üzereyim. Galiba külotlu çorabın üzerine boşalıyorum.

Komşumun Kirli Kilotu - Fetiş

Tuesday, October 23rd, 2007

Öncelikle kendimden bahsedeyim.Ben Vedat.25 yaşında uzun boylu esmer tenli bekar bir gencim.Ben tam bir kilotlu çorap ve kilot fetişiştiyim.Ancak sevgilimin kilotları ve ince çorapları beni tahrik etmemekte.ben daha ziyade arkadaşlarımın eşlerinin veya yakın çevremizde bulunan gen bayanların iç çamaşırlarını koklamaktan ve mastürbasyon yapmaktan büyük zevk alıyorum.Bu bende bir saplantı haline geldi.Nezaman güzel bir bayan görsem direkt olarak bacaklarına yoğunlaşıyorum.Uzun zamandır arkadaşımın karısına tam anlamıyla aşığım.Arkadaşımın ismi Kadir(rumuz),eşinin ismi ise hülya.Kadir benim kapı komşum olmakta ve devamlı olarak zamanımızın büyük bir çoğunluğunu beraber geçirmekte idik.Ben bekar olduğum için Kadir beni aralıkla evine davet etmekte bende güzel karısı hülyayı kesmekteydim.

Bu arada size hülyadan bahsetmek istiyorum.Hülya 24 yaşında esmer iri göğüslü,1.70 boylarında balık etli anlayacağınız bomba gibi bir kadındır.Devamlı olarak ince çorap ve etek giyer ve beni deli ederdi.Bir gün Kadir,küçük oğlu için doğum günü partisi yapacaklarını benimde katılmamı istedi.Bu teklifi kaçırmam imkansızdı.

Akşamın gelmesini iple çekiyordum.Akşam oldu çaldım kapılarını Kadirle hoşgeldin muhabbetinden sonra solona geçtim.Gözlerim bir ara içerde hülyayı aradı ama göremedim.5 dk.sonra hülya içeriye girdi.Aman tanrım bu ne mükemmelikti.Benimden vurulmuşa dönmüştüm.Hülya üzerine siyah bir kazak,altına çok dar bir mini etek,eteğinin içinede baklava dilimli siyah bir çorap giymişti.

Hülyanın o görüntüsü beni deli etmişti.Eteği çok dar olmasına rağmen kilot izi görünmüyordu.Yoksa kilot giymemişmiydi.Yok…Yok…kilotsuz yanımıza çıkması imkansızdı.Yoksa altına tangamı giymişti.Bu düşünceler yarağımı kaldırmaya,kalbimin hızlı hızlı atmasına yetiyordu.Ne yapıp ne edip bu gece hülya’nın özeline girmeli ve ne tür çamaşırlar kullandığını ögrenmeliydim.Bunuda ancak kirli çamaşır sepetini kontrol etmekle öğrenebilirdim.Ama banyoya nasıl girecektim.

Pasta faslı esnasında kolayı bilinçli olarak pantolunuma döktüm.Ben müsade isteyerek kalkmak istedim ancak izin vermediler.Kadir bana lekenin önemli olmadığını banyoda pantolonun silinebileceğini söyledi.Ben banyoya girdiğimde banyoda bulunan elektrikli termosifonun altında kirli çamaşır sepsti bukunuyordu.Heyecanla açtım ve karıştırmaya başladım Artık herşeyi göze almıştım.

Sepette hülyaya ait bir çok iç çamaşırı ve Kilotlu çorap bulunuyordu.İçlerinden siyah dantelli kilotunu alarak burnuma götürdüm.Mükemmel bir kokusu vardı.Ben kilotun amcığa değen kısmını yalamaya başladım.Mayhoş bir tadı vardı.Yarağım pantolunumu yırtacak şekilde kalkmıştı.Hemen yarağımı çıkartarak hülyanın siyah ince kilotlu çorabını yarağıma sardım ve 31 çekmeye başladım.Ağzımdada siyah dantelli kilotu vardı.Mükemmel bir duyguydu.Çok geçmeden hülyanın kilotlu çorabının ağ kısmına bütün dölümü boşaltım.Ağzımdaki kilotu cebime koydum.Döllediğim çorabı ise çamaşı sepetine geri bırakarak banyodan çıktım.

Salona tekrar geçtiğimde hülya çoçuğuna pasta yedirmeye çalışyordu.O kadar çocuğuna konsantre olmuştuki mini eteği iyice sıyrılmıştı.Aman tanrım sanki hülya benim karımmışta onu yeni banyoda sikmiş gibi hissediyordum kendimi.Artık hülyaya bakış açım tamamiyle değişmişti.Onu mutlaka sikmeli ve karım olmalıydı.

Yine birgün Kadir, Ailecek 3-5 günlüğüne il dışına çıkacağını söylerek evin anahtarını bana vererek eve göz kulak olmamı istedi.Bu benim için bulunmaz bir fırsattı.Bütün çılgınlıkları yapacak hatta hülyanın yatağında sabahlayacaktım.Zaman kaybetmeden evlerine girdim.Hemen kirli sepetine baktım.Aman allahım 2 gün önceki doğum günü partisinde hülyanın giydiği baklava desenli çorapları sepetin içinde duruyordu.

Ellerim titreyerek çorabı elime aldım am bölgesini yalamak için içini açtığımda birde göreyim.Çorabın içinde hülyanın siyah tangası vardı.Çorapla beraber kilotunuda çıkarmıştı.O gecede içine tanga giymişti.Yine benim yarrak inanımaz bir şekilde kalktı.Bir an önce rahatlamam lazımdı.

Sepetin içinde hülyaya ait olan ne varsa herşeyi aldım ve evin yatak odasına geçtim.Bütün kirli kilotlarını sütyenlerini önüme açtım o geceki siyah tangası yine ağzımda baklava dilimli çorapları yarağımın üzerindeydi.Tangasının özellikle göt deliğine değen kısmı hafif bok kokuyordu.Ama o bok kokusu bende değişik bir heyecan yaratmıştı.O gece sabaha kadar hülyayı siktiğimi hayal ederek tam altı posta attım.Hülya seni seviyorum.

Otobüste Başladık - Fetiş

Saturday, October 6th, 2007

Merhaba ben Tolga.Size başımdan geçmiş, herşeyiyle gerçek bir hikaye anlatıcam.
Geçen ay Mersine gitmiştim.Slifke minibüsüne binmiştim.Bir süre sonra minibüse bir bayan bindi ve gelip benim yanıma oturuverdi.Muavin yanımıza geldi ve kızı hemen uyardı; ”arka tarafta boşyer var , oraya geç istersen hanım”dedi, ama o;”yok, burası iyi” dedi ve bana gülümsedi. Beklemiyordum bunu hiç.Aklımın ucundan geçmezdi böylesi.

Adı Zeynep imiş, tanıştık. Sağdan soldan konuşuyorduk. Devamlı hafif hafif gülümsüyordu. Kocası minibüs şöförüymüş, 2 yaşında bir bebeği varmış, kendisi mersinde kocası silifkede imiş, anladığım kadarıyla ayrı yaşıyorlardı.

Bembeyaz bir teni vardı, ensesi, kulağının arkası süt gibiydi, dudakları da çok dolgundu, gözlerinin içi gülüyordu. Çok tatlı bir kokusu vardı.

Diz altı, uzun bir etek giymişti, ama yırtmacı dizlerinin birazcık üstüne kadar çıkıyordu.Görebildiğim kadarıyla gri eteğinin altındaki çorapları da ten rengiydi. aslında ilk başta çorap giymemiş sanmıştım.

Zeynep bakışlarımı bacaklarındayken beni yakaladı, işveli işveli ; ”nereye bakıyosun öyle”dedi.B”acaklarına baktım Zeynep, çorap giyip giymediğini anlayamadım, çok pürüzsün bacakların ” dedim. gülümsedi;”ten rengi ince çoraplarım var, ten rengi olduğu için anlayamamışsındır” dedi ve tatlı tatlı gülümsedi.

Bacağımı bacağına sürttüm yavaşça, kaçmadı, bilakis o da bacağını bacağıma sürdü yavaşça.Böyle yapınca da yırtmacı çok hafif açıldı.Gerçekten çok pürüzsüzdü bacakları, ten rengi çorapların altından parlıyordu adeta, besbelli nemlendirici sürmüştü bacaklarına çoraplarını giymeden.

Elimi eteğinin üstüne koydum, bacağını tekrar bacağıma sürdü. Cesaretlenmiştim, yavaş yavaş okşadım bacağını eteğinin üstünden. Bana biraz daha sokuldu. Yavaşça kulağına eğildim, çok güzel kokuyordu;’’seni çok arzuladım, çok hoş kokuyorsun ” dedim.

Gülüyordu.Elini elimin üstüne koydu ve yırtmacının altına doğru kaydırdı. Bacaklarının üstüne kazağını koymuştu. Elim pürüzsüz bacaklarınıda ilerleri, çok hafif aralamıştı iki bacağını. Çok zor da olsa iki bacağının arasına ulaşmıştı elim,ıslaktı amı…Kulağıma eğildi ve ;”ben de seni çok istedim, sana gönlüm kaydı” dedi….

Elimin altındaki ten resmen titriyordu.Belli olmasından korktum açıkçası, minibüste heryer doluydu.Elimi çektim.”Nereye gidiyorsun, zamanın varmı, benimle gelir misin dedi?” Olur dedim.Birlikte Silifke yakınlarında bir köyde indik;”beni uzaktan izle dedi ve önümde yürümeye başadı.Çok güzel kalçaları vardı, yürüyünce daha güzel belli oluyordu.Eski bir eve girdi, kendi anahtarı vardı.Kapıyı açık bıraktı.

Etrafıma baktım kimse yoktu.Yavaşça kapıyı ittirip içeri girdim.Küçük bir avludan sonra evin açık kapısından girdim ve kapıyı kapattım, beni bekliyordu Zeynep.Boyu 155 kadar vardı sanırım, çıtı pıtı, yaşını göstermeyen birisiydi, açıkçası yaşının küçüklüğünden korktum;Yanına gittim.

”Kaç yaşındasın sen Zeynep , çok küçük gösteriyorsun sen” dedim. ”naapıcaksın yaşımı şimdi, boşver dedi” bebeğini gösterdi, bebeği beşikte mışıl mışıl uyuyordu.

Ellerimi tutup kalçasına koydu.o da omzuma koydu ellerini ve dolgun dudaklarını dudaklarıma yapıştırdı.emmeye başladım.Bluzunu sıyırdım , sütyeni dantelli, bembeyaz bişeydi, aşağı doğru sıyırdım. Göğüsleri küçücüktü ama uçları kocamandı, hiç böyle göğüsler görmemiştim, harika emiliyordu.ağzıma aldım ve uzun uzun emdim.

Gözlerini kapatmış, hızlı hızlı nefes alıp veriyordu.Onu yatağa yatırdım ve eteğini sıyırdım.Çok güzel kokuyordu.Ten rengi kiloylu çorabını okşadım ve elim amını çorabının üstünden okşuyordu.Gözüm ayaklarına takılmıştı, küçücük ayaklarını birbirine sürtüyordu, Bunu seviyordu sanırım.Aşağı kaydım ve ayaklarını elime aldım.

Okşadım çok zevk alıyordum.Ten rengi çorabının altındaki küçücük ayağını ağzıma aldım, parmaklarını yaladım, amını eliyle okşuyordu,diğer eliyle de küçücük göğsünü sıkıyordu ve tir tir titriyordu.acaklarını açtım ve yukarı doğru okşamaya başladım,amı çok ıslanmıştı. Çorabının amına denk gelen yerine küçücük bir delik açtım ve oradan yalamaya başladım beyaz dantelli kilodunu. Yavaşça kenara sıyırdım kilodunu azıcık kıllı amı kabarmıştı.

klitorisini iki parmağımla sıkıştırarark iyice kabarttım ve ağzıma alıp emmeye başladım.Çıldırmış gibiydi, altımda zangır zangır titriyor kaçmaya çalışıyordu. Ters döndüm ve aletim ağzına denk geldi. 69 pozisyonundaydık, aletimi ağzına aldı çok acemice yalıyor, emiyordu, sanki daha önce hiç yapmamış gibiydi.

Yeter hadi sik beni perişan olduk diyordu. aletimi amına yerleştirdim. Nekadar dardı bilemezsiniz. O kadar zor girdim ki içine… Çıldırdık birlikte gidip geliyodum, tırnaklarını sırtıma geçirmişti, canım yanıyordu bacaklarını sırtımda birleştirmişti, tam anlamıyla biririmize kilitlenmiştik.

Titreye titreye içine boşaldım…Yorgun düşmüştük, sevişe sevişe tekrar tekrar 5 kere boşaldım. Müthiş bir tecrübeydi, ikimiz içinde…

Bir daha görüşmedik Zeyneple ama arasıra hep aklıma gelir Mersine gidip yine Silifke dolmuşuna binmek.

Kilotlu Çorabın Sihiri - Fetiş

Saturday, September 29th, 2007

abısı ,,vede gene likralı parlayan ten rengi çorabıydı ,,,,benim gibi kilotlu çorap sevenler çok iyi bilir ,,,topuklu ayakkabı ,,ince çoraplı ayaklar ,,enfes detaylardır ,,,

resimler hakkında yorum sırasında ,,ben o onun tabiri ile bana taktığı istanbul beyfendisi tipi gitmiş ,çorapların kışkırtıcı sihiri yüzünden ,,çılgın bir herif olup çıkmış ona tüm , özelimi bir solukta yazıvermiştim ,,,,

onun hemde o çorapla ,,o resimdeki çorapla ,,kaplı heryerini yalamayı emmeyi ,,okşamayı ,,dilimle asla çıkartmadan ,asla ileri gitmeden ,,çorap üzerinden ona doymak istediğimi yazmıştım ,,,

Bir müddet ondan cevap almayınca ,,kendime çok kızmış ,hayvanlığıma kahır olmuştum ,,,ancak kısa bir zaman dilimi içersinde ondan aldığım “”"” kilotlu çorabımı asla çıkarmayacaksın fazlasını asla istemeyeceksin aksi takdirde beni kaybedersin “”"”" mesajını aldığımda ,dünyalar benim olmuş ,,sevinçten kıçım tavanlara erişmişti ,,,,telefonunu vermemişti ,,,,belkide haklıydı ,,,

birden sexse bu şekilde ve hızlı bir şekilde girmem onda hayal kırıklığı yaratmış olabilirdi ,,,,beklemiyordu ,,,üstelik 2 çocuk annesi ,,ve eşinden başka bir erkek girmemiş olması hayatına ,,,onda bazı kavram kargaşaları ,,olmazsa olmazlar yaratması gayet doğaldı ,,,

ona tüm mesajlarımda ,,çorapların üzerinden yapacaklarımı yazıyor ,,,onu tahrik etmeye çalışıyor ,,adeta yazarken boşalıyordum ,,,,ve kesinlikle onunla cinsel bir birleşme olmayacağı konusunda ,telkinlerde bulunuyordum ,,,sonuçta pornografi değildi arzum ,,,erotik oyunlar ,,,

nihayet buluşmak 3 saatliğine beraber olabilmek kaydıyla ,randevulaştık ,,onu arabamla bulunduğu yerden alıp şile yolunda arabamla yola devam ettik ,,,aynı o resimde istediğim gibi giyinmişti ,,,ten rengi likralı kilotlu çorap ve siyah uzun sivri burunlu ince topuklu ayakkabı ,,,

Onu gördüğüm andan beri organım pantolunuma sığmaz olmuştu ,,,yol boyunca onu yiyecek gözlerle değilde ,,,aksine onu telkin edici ve yumuşatıcı davranış ve hareketlerimle mest etmiştim ,,,

uygun bir yere arabayı çekip sohbetimize devam ediyorduk ,,,3 saatlik süremizin 1 saati geçmişti bile ,,,usulca bacak bacak üstüne attığı bir bacağını kuacağıma alıp konuşmaya devam ettim ,,,tek parça elbisesinin eteklerini düzeltmişti ,,diz kapaklarında idi ve titriyordu ,,inanılmaz tahrik olmuştum ,,,diz kapağından yukarı çıkmak yok demişti ,,,,kabuldu ,,,ona gerçekten kanıtlamalıydım ,,,ben biteviye kadın organı açlığı değildiki ,,,

o parlak siyah ayakkabısını çıkarmadan kenarlarını dilimle yalarken baldırlarını okşuyordum ,,öyle harika bir duygudurki ,,elin naylonla teması ,,,,sadece ph seven dostlar bilir bu duyguyu ,,,usulca ayakkabısının ,,,tamamını çıkarmadan topuk kısmından yalamaya başladım ,,,dilimle o çoraplı pempe topuklarını öyle emiyordumki ,,,

ayakkabısını çıkarıpta o ayak tabanlarını emdiğimde ,,,titreyerek boşalmaya başlamıştım bile ,,,bu arada oda gözlerini kapatıp önünü okşadığını ,,kilotlu çorabın kayganlığı sayesinde elbisesinin açıldığını ,onun beyaz tangasını kilotlu çorap içindeki inanılmaz görüntüsünü inanın buraya yazmaya ,satırlar yetmez ,,

tam 1.5 saat her iki ayağını her tarafını ,parmaklarını ,,,tabanlarını ,,çorapları sırılsıklam olana kadar yaladım ,,,sanırım 2 kere boşalmıştım ,,,

sonramı sonrası ,,o gün sözümde durdum ,,,ve diz kapağını asla geçmedim ,,,,ve onu evine bıraktım ,,,bir dahaki seferde ,,bana gene çoraplarını asla çıkarmama kaydıyla ,,her yerini verdi ,,,,bu hikayem yayınlandıktan sonra ,devam edeceğim ,,,

heyyy hanımlar o kadar etkili bir silahınız varki ,,kilotlu çoraplarınızın sihiri ile , dünyayı mahvedebilirmisiniz ,,buna bir şey diyemem ,,,ama beni yok ediyorsunuz.