Archive for August, 2007

Ayaklara Ulaşmak İçin - Fetiş

Monday, August 6th, 2007

Selamlar arkadaşlar. Ben şuan 25 yaşındayım yaklaşık 3 ay sonra evleniyorum. Anlatacağım hikaye tamamen gerçektir.

Yaklaşık 1.5 Yıl önce işletmekte olduğumuz cafe mize çalıştırmak için bir üniversite öğrencisi bayan aldık. Pek güzel olmayan, kendi halinde bir kızdı. Akşam dükkana geliyor, 3 - 4 saat kadar çalışıp akşam 23 gibi evine dönüyordu. Zamanla birbirimizle olan samimiyetimiz artmaya başladı.

Bazı akşamlar cafe yi bir arkadaşa bırakıp sinemaya filan gider olduk. Onu güzel bulmamama rağmen yavaş yavaş ilgi duymaya başlamıştım. Adı ebru’ydu. Samimiyetimiz ilerledikçe birlikte geçirdiğimiz vakitte artıyordu. ebru artık cafe den saat 23. 00 Olunca gitmiyor ben cafeyi kapatana kadar bekliyordu. Cafeyi birlikte kapatıyor ve ebru yu evine ben bırakıyordum. Zaten kış aylarının tam ortasındaydık.

Ona yakınlaşmak için yapmadığım kalmıyordu. Oda bana karşı oldukça yakın davranıyordu. ebru’ya dokunabilmek için türlü bahaneler uyduruyor, üşüdüğünü bahane edip sarılmaya çalışıyor veya ellerini tutmayı deniyordum. Soğuk bir gecede cafe yi kapattıktan sonra boş sokaklarda gezerken ellerin çok üşümüş dedim ve ellerini tuttum. Ardındanda onu sevdiğimi söyledim. Bir anda birbirimize sarıldık. Bir süre böyle durduktan sonra dudaklarımız birbirine değdi ve çılgınca öpüşmeye başladık.

Ertesi günlerde cafe den müşteriler gittikten sonra ışıkları söndürüp içerde sevişiyorduk. Ama öpüşmek yada ebru’nun göğüslerini yalamak bana istediğim kadar zevk vermiyordu. İlerleyen günlerde ebru’nun bacaklarına ve ayaklarına karşı dayanılmaz bir ilgi duymaya başladım. Sevişirken ayakları bazen bacaklarıma değiyor ve müthiş bir zevk alıyordum. Bunu ebru’ya söylediğimde beni fazla ciddiye almadı. Yalnız kaldığımızda yine dudaklarıma saldıyor bense ten rengi külotlu çorap giydiği bacaklarını düşünüyordum sevişirken.

Ayaklarını yalamaya çalışıyordum…
Birgün ayaklarını öpmek istediğmi söylediğimde bana güldü ve bunu saçma bulduğunu söyledi. Her sevişmemizde ona ayaklarını öpmek koklamak ve yüzüme sürmek için yalvarıyordum. Her seferinde de olmaz yanıtı alıyordum. Bu arada askere gitmeme 1. 5 Ay kalmıştı. ebru bana askere gitmeden önce mutlaka ayaklarını yalamam için izin vereceğini söyledi. Seviştikten sonra ebru uyurken bazen ayaklarını yalamaya çalışıyordum. Fakat ebru hemen uyanıyor ve bana kızıyordu. Bende göğüslerini yalarken gözlerimi kapatıyor ve ayaklarını hayal ediyordum.

Akşam cafe ye geldiğinde ayakkabısının ve pantolonunun arasından ten rengi çorabını görmem beni çıldırtmaya yetiyordu. Askerliğime 1 ay kala evde birlikte kaldığı arkadaşlarının final sınavları tatili dolayısı ile ailelerinin yanına gittiğini evde yalnız kaldığını ve o gece dükkanı kapattıktan sonra geceyi evlerinde birlikte geçirebileceğimizi söyledi. ebru ikimiz için yemek hazırlayacağanı söyleyip cafe den 21, 00 civarında ayrıldı ve eve gitti. Bende cafe yi 23. 00 Sularında kapattım, arabama binip ebru’nun evine doğru yola çıktım.

Yolda ebru’nun verdiği söz aklımdaydı. Umarım verdiği sözü bu gece tutar diyerek evin önüne geldim. Apartmanın merdivenlerinden çıkarken aklım hep ebru’nun ayaklarındaydı. Üstündeki elbiseyi, çoraplarının rengini, etekmi yoksa pantolonmu giydiğini düşünüyordum. Bu düşüncelerle bir anda dördüncü kata kapının önüne gelmişim ve karşımda üst kısmında siyah kolsuz bir badi, altında ise uzun, sol tarafından kalçalarına kadar yırtmaçlı bir etek, siyah külotlu çorap ve siyah yüksek topuklu terlikler. Yüreğim fırlayacak gibi oldu. Artık tamam dedim. O gün geldi bugün ayaklarını doyasıya yalayacağım dedim.

Bacağının tamamı…
Bu düşünceler içinde gözlerim ebru’nun muteşem backlarına takılıp kalmıştı. ebru büyük bir neşe içinde beni içeri davet etti. Yemeğe oturduk ama hiçbirşey yiyemiyordum. Masanın altından ebru’nun ayaklarına bakıyor ayaklarımı değdirmeye çalıyor ve her seferinde sert ikazlar alıyordum ebru’dan. Yemeği kısa kestik ve be koltuğa geçtim. ebru’da sağ tarafıma oturdu. Bir anda sol tarafındaki yırtmaç yüzünden bacaklarının tamamı açığa çıktı.

Bacaklarını bana sürttü ve bugün ayakları konusunda serbest olduğumu söyledi. Bende delicesine ayaklarına saldırdım ama yine müsade etmedi. Önce beni rahatlat dedi. Birkaç dakika öpüştük, göğüslerini yaladım, cinsel organına bir kaç küçük ısırık attım ve hemen ayaklarını avcumun içine aldım. O muheteşem şeyleri bir süre seyrettim. O anın tadını çıkarıyordum.

Önce terliklerini çıkardım. Onları yalayıp bıraktım. Sonra ayaklarının terini yüzüme sürdüm. Baş parmağından başlayarak yalamaya başladım. İki ayağıda elimdeydi. Ayağının birini yalarken diğerine cinsel organıma sürtüyordum. Kendimden geçmiştim. Ancak birkaç dakika sonra ayaklarına boşalınca rahatlayabildim. ebru’yla geçirdiğimiz bundan önceki gecelerde hiç bu kadar zevk almamıştım.

Ayaklarını yüzüme koyuyor…
Ayaklarından sonra bacaklarını yaladım. Külotlu çorabını çıkarttıktan sonra ayak parmaklarını, parmaklarının aralarını defaflarca yaladım. O gece ebru’nun isteği olan normal sevişmeleimizin ardından ayak parmaklarını yalamaya koyuluyor, sevişmelerimizden sonra dinlenirken ayaklarını yüzüme koyuyor onları koklayarak dinleniyordum. O günden sonra ebru ayaklarını yalamam konusunda bana bir zorluk çıkarmadı.

Önce onun isteiği doğrultusunda sevişiyor ardından ben ayaklarını yalamaya koyuluyordum. Ayaklarına hergün farklı renklerde çoraplar giyiyordu. Birgün siyah, birgün ten rengi, birgün de beyaz. Hiç fark etmiyordu. Hangi renk olursa olsun ayaklarını yüzüme değdirdiğinde kendimden geçiyordum. Bazen çizmelerini çıkartıyor terlemiş ayaklarını bana yalatıyordu. Ayakları terli terli çok kötü kokmalarına rağmen yinede müthiş bir keyif alıyordum.

Bu arada askerlik zamanı geldi ve askere gittim. Askerdeykende bir kaç kez geldi. O muhteşem ayaklara askerdeykende kavuşmuştum. 8 Ay çabuk bitti ve geri döndüm cafe’yi bir başkasına devrettim. Başka bir şehre taşındım. ebru’da cafe den ayrıldı. Askerden döndükten sonra bir kaç kez görüştük. Yine o güzel geceleri yaşadık. Ben 1 ay önce bir başkasıyla nişanlandım. O günden sonra bir daha telefonla da olsa görüşmedik.

Sadece bir kez beni arayıp telefonda seni seviyorum deyip telefonu kapattı.

Derya’nın Ayakları 2 - Fetiş

Monday, August 6th, 2007

Önceki bölümde eşim kanepede Derya’nın bacakarasını okşayıp dudaklarını emiyor, ben de onların ayakları ile sevişiyordum.

Evet, Derya’nın ayakkabısının içinden kurtulmuş ayakları harikaydı. Görüntüsüyle olağanüstü çekiciydi bu pek bakımlı olmayan, ama üstü damarlı, eşiminkine göre oldukça zayıf sayılabilecek ayaklar. Terli kokusu sadece benim gibi bir ayak delisini değil, herhangi bir erkeği bile bir anda çılgına çevirebilirdi. Üstelik Derya ayağını nasıl kullanacağı konusunda oldukça da deneyimliydi. Emmekte olduğum karımın ayak parmağını ağzımdan çektirmeden, kendi ayak başparmağı ile yanındaki parmağını birbirinden ayırarak burnumu kıskaca almıştı kız.

Parmaklarının arasındaki kirli ve terli derisini koklatmak için bundan daha iyi bir pozisyon olamazdı herhalde. karımın ayak başparmağını emerken bu kızın pis ayak kokusu ile de çıldırıyordum adeta zevkten. Bu arada Derya’nın bacaklarının arasının kıllı, muhteşem görüntüsünü, uzun süredir gözlerimin önünde olmasına rağmen çok geç farkedebilmiştim.

Kız ayağıyla beni kendimden geçirmişti çünkü. Eşim bile Derya’nın ayağına duyduğum çılgınca heyecanı farketmiş ve ayak başparmağını ağzımdan çekmişti. Onun yerine Derya’nın ayak parmaklarının arasını dudaklarımın arasına almış, ağzımın içinde dilimle ovmaya ve emmeye başlamıştım.

Karımınkilerden aşağı kalır yanı yoktu pislik açısından bu kızın ayaklarının da. Kokusu gibi tadı da ağırdı, bu ağzımdaki damarları kabarmış kız ayağının. Ayrıca karım da kızın amını elleriyle sürekli okşayıp ovduğu için Derya zevkten kuduruyordu artık. Ayak parmaklarının ağzımın içinde gerilişinden anlıyordum kızın ne kadar zevk aldığını o anda. Derya da karım gibi zevk almaya başladığında bütün vucudu ile birlikte ayakları da kasılıp gerilen kadınlardandı.

Bu arada karım ayağını sikimin üstüne bastırmış beni boşalttırmaya çalışıyordu. Küçük ayakları bu konuda çok deneyimlidir karımın. Çünkü yattığı her erkeğe en az bir kez böyle getirtmesini ben istiyordum ondan. kadın ayaklarının sikilip meniyle kremlendikten bir süre nasıl güzel koktuğunu tüm zevkdaşlarımın doğrulayacağına eminim.

Memelerini emmeye başlayınca…
Eğer eşiniz ya da sevgiliniz başka erkeklerle de sikişiyorsa ve her sikişten sonra eve geldiğinde onun amının veya arkasının içini emmekten tad alıyorsanız, mutlaka ayaklarını da siktirmesini isteyin derim ben ondan. Bir ayak aşığı olarak bundan çok büyük zevk alacaksınız.

Karım Derya’nın dudaklarını bırakıp memelerini emmeye başlayınca, kız sürekli inlemeye ve çığlıklar atmaya başlamıştı. O da karımın eteğini yukarı sıyırmış, eli karımın kalçalarının altındaydı. Biraz sonra parmaklarını eşimin amının deliğinde ıslatıp yine eşimin götüne daldırmakta olduğunu görmüştüm.

Ama daha da ilginci, o parmaklarını zaman zaman burnuna götürüyor, sonra da emiyordu kız. Ayağını yediğim bu çılgın kız, en az benim kadar arzu duyabiliyordu demek kadınların götünün kokusuna ve tadına.

Derya’nın ayağının terli kokusuna artık dayanamıyordum. Bir anda eşimin ayağının üstüne boşalmaya başladım. Derya da ağzımın kasılışından hissetmişti boşaldığımı. karımın başını memesine iyice bastırıp o da kasıldı kısa bir süre sonra. Orgazm titremeleri ve kasılmaları ile birlikte parmağını karımın arkasına sokmuş, “ablacığım, em memelerimi işte öyle ne olur” diye bağırıyordu Derya. Sonra da elini eşimin arkasından çekip amını tuttu ve klitorisini ova ova kendi boşalırken karıma da getirtti.

Biz ayakseverler genellikle ayaklarla heyecanlanırız, çok azınca da kadınımızın götünü emmek için kudururuz hemen. Ter kokan pis ayaklar bir süre sonra bizi doyurmaya yetmediği için götün daha derin ve ağır olan kokusuna ihtiyaç duyarız mutlaka. Ama Derya karımın ayakları ile kendini daha ağır kokuya tam alıştırmadan karımın pis götünün içini zevkle yalamıştı, parmaklarını karımın orasına sokup çıkararak.

Orgazm sonrası Derya’ya gösterdiği sevgiden, eşimin de kızın bu yaptıklarından çok mutlu olduğu hemen belli oluyordu. Yarım kalmış içkilerimizi yudumlarken, karım sevgilisiyle gittiği bir önceki partide çekilmiş resimlerini gösteriyordu Derya’ya. Ben de ilk kez görüyordum onları. İri yaraklı, esmer bir erkeğin kıllı taşaklarını emerken çekilmiş resmi gösterip, “bu Ercan’la dört defa daha buluşup sikiştim o geceden sonra” deyince, onun kim olduğunu anladım hemen.

Her erkeğe zevk verebilen…
Karımın benim yanımda bütün gece sikişmek istediği erkekti o. Onla yattıktan sonra her eve gelişinde karımın ilk işi bana kendisini yalatarak temizletmek oluyordu, çünkü onun koyu pelte gibi belini karımın kanalının içinden yalarken, karımın o sırada o erkeğe verdiği zevki hayal ediyordum mutlaka. İstediği her erkeğe zevk verebilen bir kadının kocası olmaktan gurur duyuyordum doğal olarak.

“Kocacığım, kızımızın ayakları çok tatlı geldi biliyorum. Ama birazcık da bacakarasına sok bakalım kafanı. Amı tam yenecek gibi. Kokla bakalım biraz hadi” diyen karımın buyruğuna uyup Derya’nın bacakarasına soktum başımı. karım okşarken kızın amınından akanların hepsini siyak kıllarının üstüne ve arasına yaymış olduğu için taze, hatta iç açıcı bir kadın sıvısı kokuyordu Derya’nın orası.

Kızın ıslak kıllarını zevkle yaladım bir süre. Ama sonra Derya başımı iki yanından tutup ağzımı amının üst tarafına doğru dayadı. Klitorisini emmeye başlamam üzerine, “hayır canım ağzını aç ve dudaklarınla amımı ört, olur mu” dedi Derya.

Dediğini yapmamla birlikte ağzımın içine fışkıran ılıklıkla irkildim. Bana söylemeden ağzımın içine işemeye başlamıştı Derya. Ağzımın içi bir anda kızın çişi ile dolmuştu. Başımı biraz geri çekince Derya yüzüme işemeye devam etti. Yüzüm de saç diplerime kadar ıslandıktan sonra beni sırt üstü yatırıp üstüme çıktı ve yüzümü, karnımı, sikimi ve taşaklarımı yıkadı çişi ile. karım yanımda, “ay çok güzel Derya’cığım, çok tatlısın” diye inliyor ve kudurmuş gibi kendi klitorisi ile oynuyordu.

Derya başımın üstüne oturup, “şimdi em işte onu diyerek klitorisini ağzıma dayadı. Sert organını meme emer gibi çılgınca emiyordum artık. Deryanın akıntısı gerçekten muhteşemdi.

Sol ayağı yavaş yavaş…
Bir süre içkilerimize devam ettikten sonra Derya bacaklarını karıma doğru çevirip ayaklarını onun kalçasının yanına doğru uzattı. Ama sol ayağı yavaş yavaş karımın kalçalarının altına doğru kayıyordu aynı anda. karım Deryanın arzusunu anlamış ve hemen kalçalarını oynatmaya başlamıştı. Evet, Derya karımın götünü sikiyordu ayağının başparmağı ile. karım da Derya’ya uymakta gecikmedi ve götüne kızın ayak başparmağını soktu bir anda.

Diğer ayakları ile de amlarını okşamaya başladıklarında salon tekrar onların aşk inlemeleriyle dolmaya başlamıştı. Ama bu kez acele etmediler. karım yazlıktaki yakışıklı komşumuza olan aşkını ve onla sikişmek için nasıl sabırsızlandığını anlatırken, Derya da hala ders verdiği o 18 yaşındaki kızın götünü ne kadar çok özlediğinden söz ediyordu.

Kadınlar önümde bağıra bağıra orgazm olduktan sonra, onların birbirlerinin arkalarından çıkardıkları ayak parmaklarını ağzıma sokmak için yarışacakları hiç aklıma gelmezdi. Derya’nın ayak parmağındaki karımın götünün tadını, karımın ayağında da Derya’nın götünün lezzetini çok iyi algılıyordum. İkisinin de tırnaklarının içi doluydu ve bana onları emmek düşüyordu. kızınki ile doluydu ve karımın ayak başparmağının tırnak içini ilk kez bu kadar coşku ile emiyordum.

Kadınlar birbirlerini tatmin ettikleri için ben istediğim zaman boşalıyordum. Uyumadan hemen önce Derya karımın pis götünü sindire sindire yiyip emiyordu. Ben ise Derya’nın ayaklarına sarılmış kızın topuğunun pürüzlü derisini yalıyordum.